M. Ali ÇELEBİ
Özgür Gündem
BaÅŸbakan’ın yeni statükoyu kırmak isteyenlere karşı her salvosu sonrası polis saldıracak yer arıyor. ErdoÄŸan “Polisimizi daha da güçlendireceÄŸiz†dedikten sonra yine gaz, yine vücutları yakan ilaçlı TOMA suyuyla müdahale… Hayatını kaybedenler için 22 Haziran’da Taksim Meydanı’na karanfil bırakmak için toplanan kitleye bu kez ‘trafik akışı’ bahanesiyle saldırı oldu. İktidar ne yaparsa yapsın, Gezi, artık bir Nor Zartonk’tur. Ermenice ‘Yeni Uyanış’ anlamına geliyor Nor Zartonk. Gezi statükoya karşı halkların, yerel inisiyatiflerin söz-karar iradesi olarak benimsenmesi için yeni bir uyanıştır. Demokratik geleceÄŸi inÅŸa edecek, yine çözüm sürecinde barışa giden yolları kısaltacak bir Nor Zartonk.
İstanbul’da Nor Zartonk adıyla bir inisiyatif var ve özgürlükler için mücadele ediyor. İnsan hakları, eÅŸitlik, adalet, demokrasi ve barış iklimi hedefleyen Nor Zartonk kendisini konumlandırdığı pozisyonu ÅŸu ÅŸekilde açıklıyor: “Türkiye halklarının entelektüel geliÅŸimlerini saÄŸlamaları yönünde çalışmalar yapar. Nor Zartonk; militarizme, cinsiyetçiliÄŸe, homofobiye, ırkçılığa ve her türlü ayrımcılığa karşıdır. Nor Zartonk; herkesin kendi kimliÄŸini özgürce ifade edebileceÄŸi, özgürce tartışabileceÄŸi, toplantı ve projelere katılabileceÄŸi bir alandır. Nor Zartonk’ta herhangi bir hiyerarÅŸik yapı ve yöneticilik yoktur.â€
İnisiyatif, halkların kardeÅŸliÄŸi etrafında nasıl güç olunabildiÄŸini gösteren Taksim Komünü’nde öne çıkan gruplardan biri oldu. DireniÅŸin anlamı, ekseni ve geleceÄŸe akan izleri inisiyatif üyelerine soruyorum. Alexis Kalk, Ermeniler, Süryaniler, Kürtler, yani devletin ötekileÅŸtirdiÄŸi herkesin mücadelenin içinde yer aldığı iklim olarak tanımlıyor Gezi ruhunu. Kalk, Gezi ruhunun, devrimci mücadelelere ortaklaÅŸtırılmaları gerektiÄŸini söylediÄŸini, ortaklaÅŸtırılabileceÄŸinin görülmesi bakımından önemli olduÄŸunu, kendilerinin de bunu yapmaya çalıştıklarını kaydediyor: “Gezi Parkı direniÅŸi önemliydi bizim için. Farklı siyasal görüşlerden, ideolojilerden insanlar bir arada mücadele etme ve bir arada durma pratiÄŸi geliÅŸtirdiler. Bu sırada da aslında birbirlerini tanıma ÅŸansını elde ettiler.â€
Faşizme karşı omuz omuza direnmek için Ermenilerin, Süryanilerin, Kürtlerin yani devletin ötekileştirdiği herkesin mücadele hattında bulunduğunu kaydeden Alexis Kalk, ilk günden beri direnişin parçası olmaktan gurur duyduklarının altını çiziyor.
Kalk, Haziran 1915’te idam edilen 20 Ermeni devrimciyi de direniÅŸ sırasında Gezi Parkı içinde andıklarını, bunun Ermeniler için oldukça anlamlı olduÄŸunu vurguluyor. Alexis Kalk, Beyazıt Meydanı’nda asılmış 20 devrimciyi sahiplendikleri gibi Türkiye’deki bütün devrimci ve sosyalist atılımları da aynı zamanda kendi geçmiÅŸleri olarak addettiklerini belirtiyor: “Deniz Gezmiş’leri de sahipleniyoruz. Mustafa Suphi’leri de sahipleniyoruz. Ve hepsini de birden kucaklamaya çalışıyoruz. Her zaman dediÄŸimiz gibi ‘KurtuluÅŸ yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz’ diyelim.â€
1887’ye uzanan tarih ve farkındalık
Nor Zartonk İnisiyatifi aktivistlerinden Sercan ÇakaroÄŸlu’na Gezi Komünü’nün halklar nezdinde anlamını soruyorum. Halkların özgürlük ve sosyalizm mücadelesinin kendilerine miras olarak gördüklerini, Nor Zartonk olarak direniÅŸin ilk günlerinden beri demokrasi ve özgürlük için Gezi’ye destek verdiklerini kaydediyor: “Çünkü Nor Zartonk bu coÄŸrafyada yaÅŸayan tüm halkların özgürlüğünden ve demokrasiden yana bir inisiyatif. Ekolojiden yana, çevreden yana bir inisiyatif.â€
İdam edilen Sosyal Demokrat Hınçak Partisi kadrolarının Gezi direniÅŸi sırasında ilk kez anılabildiÄŸinin de altını çizen Sercan ÇakaroÄŸlu şöyle devam ediyor: “Bir anma yapıldı 1915’te idam edilen 20 Ermeni devrimciyle alakalı. Tabii diÄŸer halkların da buna ilgisi çok önemliydi, yoÄŸundu. Biliyorsunuz Türkiye’de devrimci hareket TKP ile baÅŸlar, Mustafa Suphi’lerle baÅŸlar, ama Ermenilerin bu topraklarda sosyalizm ve devrim mücadelesi çok daha eskilere dayanıyor. Sosyal Demokrat Hınçak Partisi mücadeleye, partileÅŸmeye 1887 yılında baÅŸladı. 125 yıllık bir parti. Yani 90 yıllık cumhuriyet tarihiyle süregelen bir mücadele deÄŸil, 125 yıllık bir mücadelenin ürünü.â€
Sistemin “Ermenileri, Kürtleri, çevrecileri ötekileÅŸtirdiÄŸini, hayvan hakları savunucularını, LGBT’leri ötekileÅŸtirdiÄŸini, bir ÅŸekilde ezilmiÅŸ, ötelenmiÅŸ olanların, emekçilerin kendilerini Gezi direniÅŸine omuz verdiÄŸini†kaydeden ÇakaroÄŸlu, Gezi direniÅŸinin geleceÄŸe bıraktığı mesajı şöyle özetliyor: “Bizim için demokrasi mücadelesi, halkların özgürlük mücadelesi çok önemli. Sadece Ermeniler olarak bakmamak gerekir, bu coÄŸrafyada yaÅŸayan tüm halklar için geçerli bir ÅŸey bu… Herkes bir arada bulundu, çünkü herkesin kimliklerinden daha çok ezilmiÅŸliÄŸi bir aradaydı. Herkesin safı belliydi. Gezi Parkı tecrübesi çoÄŸu insanın belki ilk kez temas etmesini saÄŸladı bazı ÅŸeylere. İnsanlar ilk kez belki bir Ermeni örgütüyle karşılaÅŸtılar. İnsanlar ilk kez eÅŸcinselleri gördüler. İnsanlar ilk kez Kürtleri gördüler, insanlar ilk kez çevrecileri gördüler. Bu çok önemliydi. Bir farkındalık yarattı Gezi Parkı tecrübesi.â€
