Gökdelenlerin Gölgesindeki Direnişin Sesi: Kazova

DSC_4886

Melis TANTAN

Bomonti’nin arka sokaklarında, gökdelenlerin gölgesindeki sanayi mahallesinden bir direniÅŸin sesi yükseliyor. “Somuncu ailesine hakkımızı yedirmeyiz” diyen Kazova işçileri 98 gündür fabrika önünde direniÅŸte, 36 gündür de açlık grevinde. İşçilerin fabrika iÅŸgalinden yükselttikleri ses, maaÅŸ ve tazminat alacakları için… Somuncu ailesinin hırsızlığı ve emek düşmanlığından bahseden bir ses…

Bomonti’deki o eski fabrika binasını kendilerine saray yapan Somuncular, öğrendik ki işçileri beyzbol sopasıyla tehdit eden, baÅŸlarına silah dayayan, her vardiya giriÅŸinde işçilerden parmak izi alan ve her çıkışında çantaları kontrol eden bir ‘sultanlık’ yaratmış. Bunlar yetmemiÅŸ, çuvallar dolusu ürünü gün boyunca fabrika merdivenlerinde taşıyan işçiler için, yeri hazır olmasına raÄŸmen asansör yaptırmamış. Fabrikada, ütücülerin çalıştığı yer ise belki de en ağır iÅŸ koÅŸuluna sahip. Yüksek ısı ve buhar altında çalışan ütücüler, vantilatörle serinlemeye çalışırken, bir üst katta ise işçilerin yemek yiyemediÄŸi yemekhanede iki adet klima var.

Bu koşullarda çalıştırılan işçiler, bir sabah kalktıklarında kendilerini işsiz bulmalarının yanısıra, fabrikadaki makine ve evrakların da kaçırılmış olduğunu gördüler. Evet, patronları Somuncu ailesi, işçileri alacaklarıyla baş başa bırakmış ve türlü alaverelerle sırra kadem basmış. Şimdi kim bilir neredeler.

İşçiler, alacaklarının tahsili için patronlarını ararken uÄŸraÅŸtıkları tek dert bununla sınırlı kalmıyor. Mahalledeki sucuya bile borcu olan Somuncuların alacaklıları sıraya dizilmiÅŸ hâlde, işçilerin iÅŸgal ettikleri fabrikadan malları almak istiyorlar. Fabrikadaki mallara göz diken firması ise ‘Olympias’. Fabrikanın durumu ve işçilerin haklarını konuÅŸmak için aranan firma yetkilerine ulaÅŸmak neredeyse imkânsız. E tabi, ‘koskoca’ firma, ‘kendini bilmez’ üç-beÅŸ işçiyle muhatap olacak deÄŸil ya, olsa olsa avukatıyla muhatap olur. Aynen de öyle oldu. ‘Sosyete avukatı’ diye nam salmış olan Ömer Durak, ‘Olympias’ın avukatı olarak işçilerin karşısına çıktı. İş aldığı patronundan çok patroncu olan Durak, Somunculara gelen haciz için yapacağı sayım ve deÄŸerleme iÅŸlemleri için, işçilerin anlaÅŸma önerilerini beklemeden polislerle birlikte fabrikanın kapısına dayandı. Sabahın ilk saatlerinde, çevik kuvvetlerle iki kez baskına gelense Durak’ın kendisi deÄŸil, bürosunda çalışan avukat ve stajyerleriydi. Durak, işçilerle ‘yüz göz’ olmaya cesaret edemedi.

Kazova işçileri, ÅŸimdi, patron Somuncu ailesi (baba Umut Somuncu, oÄŸlu Mustafa Ümit Somuncu ve ilk önce işçilerin yanındaymış gibi davranan ama sonra işçilerin hiçbir talebine yanıt vermeyen kızı Gaye Somuncu), alacaklı ‘Olympias’ ve onun avukatı, sivil polisler, çevik kuvvet ve Somuncuların aleyhlerinde açtıkları dava ile uÄŸraşıyorlar. Alacakları için baÅŸlattıkları iÅŸgal, 36 gündür süren açlıkları ve her gün daha da yükselttikleri sınıf dayanışması hepimize örnek oluyor. İşçilerle dayanışmak için forumların yaptığı destek yürüyüşleri, parklarda açılan stantlar dayanışmamızın en güzel meyveleri. Åžimdi, Gezi direniÅŸi sürecinde her yerde haykırdığımız ‘Her yer Taksim her yer direniÅŸ’i, ‘Her yer Kazova her yer direniÅŸ’ diye haykırma, işçilerin bu haklı mücadelesini anlatma ve daha çok destek olma vakti.

Tüm baskılara rağmen, Somuncuları Somuncular yapan o işçiler için gün gelecek, devran dönecek elbet. Makinede işleyen, ütüleyen, goblini saran, paketleme yapan, hamallığı üstlenen tüm işçiler haklarını alana kadar sınıf dayanışmasını yükseltmek şart.

Twitter.com/kazovadirenisi
Kazovaiscileri.blogspot.com
Facebook.com/pages/Kazova-Direni%C5%9Fi/626123147411502?fref=ts