HDP artık esas çizgi

Özgür Gündem

HDP EÅŸbaÅŸkanı DemirtaÅŸ, gazetemize konuÅŸtu. HDP’nin artık toplumsal bir harekete dönüştüğünü belirten DemirtaÅŸ, ‘Tıpkı SYRİZA ve Podemos gibi HDP’nin de iktidar yürüyüşü baÅŸlamıştır’ dedi.
Zaten fiili olarak anamuhalefet olan HDP, resmi olarak da bu seçimle birlikte anamuhalefete geçecek ve iktidar alternatifi doÄŸacak. Türkiye’nin tüm ezilenleri, demokratik güçleri kendine güvenmeli. Bu bilinçle seçimler için harekete geçmeli.

Aslında iki çizginin yarışacağı bir seçime gidiyoruz. Bir çizgi AKP şahsında sistem partileri; bir çizgi de HDP şahsında alternatif demokratik çizgi olarak seçimde yarışacak. Baraj tartışması HDP ana siyasi akım haline geldiği için köpürtülüyor.

HDP ana çizgi haline geliyor

Türkiye, seçim atmosferine girmiÅŸ durumda. Türkiye tarihi açısından kritik bir iÅŸlev görecek olan seçimlerin en çok tartışılan konularının başında HDP geliyor. Zira yüzde 10 darbe barajıyla girilen seçimlerde HDP’nin barajı aÅŸması durumunda yepyeni siyasi dengelerin kurulacağı analizleri yapılıyor. Yine risklere iÅŸaret ediliyor. HDP EÅŸbaÅŸkanı Selahattin DemirtaÅŸ’a seçim çalışmalarını, izleyecekleri politikayı, baraj tartışmasını ve merak edilen baÅŸka birçok konuyu sorduk. İşte DemirtaÅŸ’ın çarpıcı yanıtları….

HDP ve baraj meselesi siyasetin ana gündemlerinin başında geliyor. HDP’nin seçime parti olarak katılması kararının siyasi anlamı nedir? Dengeleri nasıl deÄŸiÅŸtirecek?

HDP en son büyük kongresini yaptığında bu karar ortaya çıkmıştı. Bu yeni bir karar deÄŸil. Hazırlıklar uzun zamandır sürdürülüyor. CumhurbaÅŸkanlığı seçimine girerken, kampanya yürütülürken hedefimiz partiyi seçime hazırlamaktı. Tam da bizim Demokratik Ulus, Demokratik Cumhuriyet perspektifinden hareketle inÅŸaa etmeye baÅŸladığımız Yeni YaÅŸam’ı Türkiye’de ana siyasi aktör haline getirme mücadelemizin bir parçasıdır. Bu parti sonuçta sırf parlamenter sisteme entegre olmak için kurulmuÅŸ bir parti deÄŸil. Partinin kendisi bile Demokratik Ulus’un inÅŸa sürecinin bir parçası. ÖrgütlendiÄŸi her yerde bütün ezilenleri, farklı kimlikleri, inançları, emekçileri örgütleyerek büyüyen bir parti. EÄŸer bu çizgi ana siyasi akımlardan biri haline gelecekse partiyi dışlayan bir seçim stratejisi partinin iflası anlamına gelir. EÄŸer bağımsız adaylarla girilme kararı alınsaydı HDP hiçleÅŸecekti. Oysa burada özne HDP. Parlamento grubu deÄŸil. DoÄŸru ve yerinde bir karar olduÄŸu her geçen gün zaten daha iyi anlaşılıyor. Bu kadar ürkmelerinin, korkmalarının tek nedeni HDP’nin barajı aÅŸma ihtimali deÄŸil sadece. Bu siyasi çizginin Türkiye’de ana akım çizgilerden biri haline gelmesidir. Bütün ırkçı, tekçi partiler en fazla bundan ürktüğü için ÅŸu anda Türkiye’nin temel gündemlerinden biri HDP’nin parti olarak seçime giriyor olmasıdır. Gündem olmasının bir diÄŸer nedeni de halklar için büyük umut yaratmasıdır.

HDP’yi CHP’den ve AKP’den ayıran nedir? Topluma bu açıdan ne vaat ediyor?

Birkaç temel ayrım nokrası var; her şeyden önce HDP bir mücadele gelenekleri partisi ve hareketidir. Toplumsal sıkışmalardan, iktidar çatışmalarından sıyrılıp çıkmış bir parti değil. Çok köklü, uzun yıllardır devam eden Türkiye ve Kürdistan demokrasi, özgürlük mücadelelerinin stratejik birliği üzerine oluşan partidir. Bu yönüyle diğerlerinden ayrılır. İkincisi; tekçi sistem partilerinin zihniyet, program ve pratiği ile kıyaslandığında HDP çokkültürlü, çoğulcu bir yapıyı hedef alan bir partidir. Diğer partilerin tamamında tekçilik vardır.

Üçüncüsü; HDP toplumun ezilenlerini esas alarak politika yapar; elit kesimlerin siyasetinden çok ezilenlerin siyasete müdahale hakkını savunur. Emek sömürüsünden cinsiyet sömürüsüne, doÄŸa sömürüsünden kültür sömürüsüne kadar bütün sömürü biçimlerine karşı direniÅŸ politikasını esas alır. Bu yönüyle güçlü bir emek hareketinin HDP’yi ÅŸekillendiren unsurlardan biri olduÄŸunu söyleyebiliriz. Dördüncüsü; HDP sadece Türkiye açısından deÄŸil bölge siyaseti açısından da önemli bir aktördür. DiÄŸer hiçbir parti HDP’nin bölge düzeyinde yarattığı etkiye sahip deÄŸil. AKP belki iktidar olduÄŸu için devlet olanaklarıyla beraber bölge siyaseti üzerinde etkili olabiliyor. Ama CHP’nin, MHP’nin, geri kalan hiçbir partinin bölgedeki geliÅŸmelere iliÅŸkin ne ciddi bir politikası vardır ne de bir etkisi vardır. HDP’nin yaptığı her politika Suriye’yi de etkiler, Irak’ı, İran’ı da etkiler. Burdan da baktığımızda HDP sadece bir Türkiyeli aktör deÄŸil, bölgesel bir aktördür; bu da yine içinden çıktığımız mücadele geleneÄŸinin özelliÄŸidir. Ve beÅŸincisini de hiçbir partide olmadığı kadar cinsiyet özgürlükçü bir partidir HDP. Tam bir kadın özgürlüğü mücadelesi partisidir diyebiliriz. Dünyada hiçbir partinin cesaret ve cüret edemediÄŸi bir kadın hareketinin öncülüğünde geliÅŸmiÅŸ bir partidir. Bu yönüyle de dünyada tekdir. Yani yüzde elli cinsiyet kotasını programına, parti tüzüğüne yazabilmiÅŸ ve bunu pratikte de önemli ölçüde baÅŸarmış dünyadaki tek partidir. BaÅŸka örneÄŸi yoktur.

Dünyada HDP gibi partilerin örneğin Yunanistan’da SYRİZA’nın, İspanya’da Podemos’un iktidara doğru bir yükselişi söz konusu. Yani artık kendi ülkelerinde siyasetin ana merkezi durumunda. Bu açıdan bu partiler HDP’nin başarısı için ne ipuçları veriyor?

İspanya ve Yunanistan’daki koÅŸullar tabii ki Türkiye ile bire bir örtüşüyor diyemeyiz. Ama iki ülke ÅŸu yönüyle Türkiye’ye benziyor; orada da büyük bir sıkışmışlık var. Toplumun demokrasi ve özgürlük arayışına ciddi bir ekonomik kriz de eklenmiÅŸ durumda. Yunanistan ve İspanya’da tekçi ve kapitalist neoliberal sistemi esas alan partiler halkın gözünden düşmüştür. Hem İspanya’da hem de Yunanistan’da emekçiler iktidara doÄŸru yürüyüşün ancak birlikte hareket etmekle mümkün olduÄŸunu biliyorlardı. Ortaya çıkışları da tarihsel temellere dayalıydı; çözüm önerileri de tarihsellikten kopuk deÄŸil. Bu yönüyle HDP’ye benziyorlar. HDP de tarihsellikten kopmadan farklı mücadele güçlerini bir araya getirmeyi baÅŸardı. Üç hareket de daha çok gençlik üzerine yükselen hareketlerdir. Bu yönüyle de dikkat çekicidir. HDP de ağırlıklı olarak gençlik üzerinden büyüyor. Tabii ki HDP, SYRİZA, Podemos birbirini etkileyen ve etkilenen hareketlerdir. Türkiye’de aslında bütün ezilenler ordaki geliÅŸmeyi olumlu görüyor ve bunun HDP tarafından da baÅŸarılacağını hissediyorlar. Ama aynı ÅŸekilde SYRİZA ve Podemos da HDP’den etkileniyor. Görüşmelerimizde HDP’yi heyecanla izlediklerini ve etkilendiklerini söylüyorlar.

Zaten fiili olarak anamuhalefet olan HDP resmi olarak da bu seçimle birlikte anamuhalefete geçebilir ve bir iktidar alternatifi doÄŸabilir. Her ÅŸeyden önce buna inanmak lazım. Türkiye’nin muhalefet güçleri kronik muhalif olma hastalığından kurtulmalılar. Türkiye’de asıl muhalefeti yürüten güçler, bir gün bu ülkede demokratik halk iktidarını inÅŸa edebileceklerine olan umudu ve heyecanı yitirmiÅŸlerdi. Åžimdi HDP ile birlikte buradan çıkılıyor artık. Ölü toprağını kaldırdık. Yani bu demokratik halk iktidarı olma hedefinin hayal olmadığı, aslında gerçekçi olduÄŸu artık hissediliyor. CumhurbaÅŸkanlığı seçimindeki umut ve heyecanın büyük olmasının nedeni buydu. Oy yüzde 10’du ama heyecan yüzde elli nerdeyse. Kürt hareketi zaten kendi özgülünde, yerelinde önemli ölçüde demokratik yerel iktidarlarını inÅŸaa ettiÄŸi için özgüveni daha yüksek bir hareket. Kürt hareketi bu deneyimini, birikimini ÅŸimdi bütün Türkiye’yle paylaşıyor. Bütün Türkiye muhalif güçleriyle paylaşıyor. O nedenle evet, Türkiye’de de HDP’nin iktidara yürüyüşü baÅŸlamıştır.

Gençlerin katılımı nasıl?

Çok önemli. Zaten son yapılan araÅŸtırmalarda mesela ilk defa bu seçimde oy kullanacak olan seçmen yani 18 yaşına girmiÅŸ olanların yüzde onbeÅŸi HDP’ye oy vereceÄŸiz demiÅŸ yani oradaki oy oranımız yüzde onbeÅŸ. Dolayısıyla altta yetiÅŸen gençlik HDP’li olarak büyüyor. Önümüzdeki beÅŸ aylık kampanya sürecinde bunun çok daha ciddi artacağını düşünüyorum.

AKP seçimlere daha çok başkanlık sistemi vaadi üzerinden gidiyor. HDP ne öneriyor? Türkiye’nin idari-siyasi yapısını dönüştürmeye dair modeliniz nedir?

HDP, yönetimdeki tekçi anlayışa karşı, tek adamlığa karşı yerinden yönetim modelini, özerk modelleri öneriyor. Bu da giderek halk tarafından daha çok tartışılıyor. Aslında ErdoÄŸan modeli, ErdoÄŸan uygulamaları Demokratik ÖzerkliÄŸin daha kolay anlaşılmasını saÄŸlıyor. ErdoÄŸan, Demokratik ÖzerkliÄŸin ne olduÄŸunu kendi pratiÄŸiyle anlatıyor. Yani onun tekçi sisteminin tam tersi ve panzehirinin Demokratik Özerklik olduÄŸu daha iyi anlaşılıyor. Tabii AKP bütün seçim stratejisini baÅŸkanlık üzerine kurmaz. Dayanacağı en büyük argüman istikrardır. Yani mevcut istikrarın sürmesini istiyorsanız bize oy verin mesajı ile aslında üstü kapalı bir tehditle seçmene gidecekler. BaÅŸkanlık sistemi mevzusunda de fakto olarak zaten tek adamlık, baÅŸkanlık uygulanıyor. Türkiye’de ÅŸu an baÅŸbakan yok. Yani CumhurbaÅŸkanı kabineyi toplamakla BaÅŸbakan’ı silmiÅŸ atmış oldu, hiçleÅŸtirdi zaten; o mevzu bitti. Anayasa yok, Anayasa uygulanmaz durumda ÅŸu anda, çünkü CumhurbaÅŸkanı yetkilerini kullanırken Anayasa’yı dikkate almıyor. Yargı Anayasa’yı dikkate almıyor, AKP medyası Anayasa’yı dikkate almıyor, parlamento Anayasa’yı dikkate almıyor. Yani her ÅŸey fiili olarak oluÅŸmuÅŸ olan AKP sistemi ve AKP hukuku çerçevesinde sürdürülüyor, yürüyor. AKP bunu bir istikrar olarak topluma sunuyor. Bunun yarattığı ‘istikrar’dan memnun olan ve bu sistemden beslenen bütün çevreleri etrafında tutmaya çalışacak seçimde. Tabii ki seçimden sonra da bütün bu de fakto durumu Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸiyle resmileÅŸtirmek de isteyecektir elbette. Fakat HDP bunun tam tersi bir alternatif program ve projeyle ortaya çıkıp aslında iki çizginin yarışacağı bir seçimi ortaya koyacaktır. Bir çizgi AKP ÅŸahsında sistem partileri; bir çizgi de HDP ÅŸahsında alternatif demokratik çizgi olarak seçimde yarışacaktır. Temelde de AKP ve HDP çizgileri ciddi bir rekabet içinde olacaktır.

CHP’nin durumunu nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?  

CHP’nin gidiÅŸatının hayırlı olduÄŸunu düşünüyorum çünkü aÅŸağıya doÄŸru gidiyorlar. Türkiye’nin CHP engelinden kurtulması, demokrasi güçlerinin önünü açacaktır. Uzun süredir bir baraj görevi görüyordu muhalefet önünde; muhalefeti kontrol altında tutma politikası uzun yıllardır CHP üzerinden yürütülüyordu. Åžimdi CHP artık çok ciddi tehÅŸir oldu. AKP’nin ucuz taklitçiliÄŸiyle AKP’nin deÄŸirmenine sürekli su taşıyan bir muhalefet oldu. İyice anlaşıldı, tehÅŸir oldu; iyi de oldu. Hayırlı bir geliÅŸmedir. HDP oradan doÄŸan boÅŸluÄŸu doldurabilecek yegane partidir. Ve CHP etrafında kümelenmiÅŸ bütün demokrasi güçleri de ÅŸu anda gözünü kulağını HDP’ye dikmiÅŸ durumda. HDP olarak biz de bütün o çevrelere ulaşıyoruz, ulaÅŸmaya çalışıyoruz. Bizim CHP ile taktik, stratejik, kurumsal hiçbir iÅŸbirliÄŸi ve görüşmemiz yok, olmayacak. Ama CHP’ye oy veren seçmenler, ilericiler bizim toplumsal ittifak zeminlerimizden biridir.

Herkes harekete geçmeli

Halka dönük bir mesajınız var mı?

Seçimleri parti kazanmaz, halk kazanır; yani parti sadece onun görünen yüzüdür. Dolayısıyla partimiz seçimi kazanacak diyen herkes ben seçimi kazanacağım diyerek iÅŸe baÅŸlamalıdır. Öncelikle bireyde baÅŸlar; kolektif olarak, toplumsal olarak bütün örgütlerin harekete geçmesiyle ancak seçim kazanılabilir. Bir defa seçmen olmayan kiÅŸiler tarih karşısında sorumlu olmak istemiyorsa hemen gidip kendini seçmen olarak yazdırsın. Seçmen kütükleri açıklandığında da ismi yoksa mutlaka itiraz etsin. Özellikle yurdışında yaÅŸayan halkımız bu konuda çok duyarlı olmalıdır. Yurtdışı seçmeni barajı aÅŸmamız konusunda ana kitlelerden biridir. İkincisi herkes bir seçim çalışması yürütmelidir. Herkes bulunduÄŸu yerde, çalıştığı yerde, okuduÄŸu yerde yani halk otobüsünde bile seyahat ederken bu seçim çalışması rahatlıkla yürütülebilir. İnsanlara HDP’yi doÄŸru anlatabilmek hem duruÅŸuyla hem söylemiyle hem yaÅŸam tarzıyla HDP’li olmanın farkını gösterebilmek baÅŸlı başına bir seçim çalışmasıdır. Yani bunu işçiler de yapmalı, öğrenciler de yapmalı, kadınlar da yapmalı. Özellikle kadınlar, iÅŸte evlere daha rahat gidebildikleri için, gündüz kadınların önemli bir kısmı dışarı çıkamadığı, eve mahkum edildiÄŸi için kadınların ev ziyareti çok önemlidir. Kadını ikna edebilmek çok önemlidir. Burada kadınlara da çok önemli rol, görev düşüyor. Her zaman her seçimde olduÄŸu gibi ana çalışmalardan biri kadın çalışması olursa barajı aÅŸmak bizim için zor olmayacak.