İçişleri Bakanlığı Ermenilere yönelik provokasyonu yok saydı

[ A+ ] /[ A- ]

İçişleri Bakanlığı, Ermeni Patrikhanesi yakınında yapılan provokasyon gösterilerinin yaşanmadığını, Ermenilere karşı herhangi bir nefret söylemi içeren paylaşım tespit etmediklerini savundu.

İçişleri Bakanlığı, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyon bünyesinde kurulan Ermenistan’ın Azerbaycan’a Saldırmasıyla Başlayan Gerilim ve Çatışma Sürecinde Yaşanan Hak İhlalleri ve Türkiye’deki Ermeni Vatandaşlarımızın Durumu Alt Komisyonu’nun söz konusu olaylara dair istediği bilgilendirmeye yanıt verdi.

Bakanlık: Nefret yok

Komisyonun hazırladığı raporda yer alan Bakanlığın yanıtında, “Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığından alınan bilgi ve belgeler göre; Azerbaycan Ermenistan savaşı nedeniyle ülkemizde yaşayan Ermeni Cemaatine yönelik saldırı ya da cemaati gerilime sokacak eylem, etkinlik, kişilere ve ibadethanelere saldırı/zarar verme şeklinde bir olay meydana gelmemiş, nefret söylemi içeren herhangi bir paylaşım tespit edilmemiştir” ifadelerine yer verildi.

Danzikyan: Tedirginlik yarattı

Komisyon, 26 Ekim 9 Kasım tarihlerinde Türkiye’deki Ermeni yurttaşların durumuna dair kanaat önderlerini dinlemek amacıyla İstanbul’da ziyaretler gerçekleştirdi. Hazırladığı raporda, Ermeni kanaat önderlerinin görüşlerine yer verildi. Agos Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan’ın raporda yer alan görüşleri şöyle: “27 Eylül tarihinden itibaren Türkiye’de ki Ermeni vatandaşların belirsiz bir tedirginlikle yaşadığını, bunun en önemli nedeninin ise medyada yapılan haberler ve yorumlar olduğunu söylemiştir. Aynı tarihlerde Kumkapı ve Şişli’de yapılan gösterilerin de tedirginliklerini artırdığını ifade eden Danzikyan, çatışmaların seyrine göre bu tür olayların ve gerginliklerin azaldığını belirtmiştir.”

Patrik Maşalyan: Psikolojik baskı

Türkiye Ermenileri 85. Patriği Şahak Maşalyan’ın da raporda yer verilen görüş ise şu şekilde: “Patrik Türkiye’deki Ermenilerin gerilim ve çatışma sürecinde yaşadıklarının tümüyle ‘psikolojik baskı’ olduğunu vurgulamış, bunu Ermeni cemaatinin yaşadığı sorunların kaynağı olarak nitelendirmiştir. Patrik’in ifadelerine göre, Ermenilerin somut olarak kişilerle bir sorunu bulunmasa da, Türkiye’de Ermenilere dair soyut bir ‘gürültü’ duyulmaktadır. Bazı provokasyonlar dışında toplumsal barışa karşı bir tehdidin yer almadığını yineleyen Patrik, halkların arasında empati olsa da küfür dilinden Türkiye Ermenilerinin zarar gördüğünü, morallerinin bozulduğunu ve bunun kişileri psikolojik olarak gerdiğini belirtmiştir.”

Alen Tekbıçak: Yansımalar nefret söyleminden

Şişli Spor Kulübü Başkanı Alen Tekbıçak’ın görüşleri raporda, “Sayın Tekbıçak, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki çatışmaların yansımalarının daha çok medyadaki nefret söylemi üzerinden gerçekleştiğini belirtmiştir” şeklinde yer aldı.

‘Uygulamada daha titiz olunmalı’

Raporun sonuç bölümünde şu tespitler yer aldı: “Her türlü medyada Ermeni toplumuna dönük olarak kullanılan yoğun nefret ve şiddet dilinin, cemaat mensuplarında ciddi bir rahatsızlık doğurduğu kaydedilmiştir. Bunu önlemek için mevzuat yeterli olsa da, uygulamada daha fazla titizlik ve hassasiyet gösterilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.”

Ne olmuştu?

27 Eylül 2020 tarihinde Azerbaycan ve Ermenistan arasında Dağlık Karabağ nedeniyle 44 gün süren çatışma başlamıştı. 28 Eylül tarihinde, Azerbaycan bayraklı arabalardan oluşan grup konvoy oluşturarak, Ermenistanlı göçmenlerin yoğun yaşadığı Kumkapı’da Ermeni Patrikhanesi’nin yakınından geçmişti. HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, görüntüler üzerine twetter hesabında şu paylaşımda bulunmuştu: “Ermeni Patrikhanesi’nin olduğu sokakta böyle bir gösteri yapılmasına izin verilmesi provokasyondur. İktidarı, Patrikhanemiz ve kurumlarımızla ilgili gerekli tedbirleri almaya çağırıyorum. Nefret söylemlerinin sonu nefret suçlarıdır. Nefret siyasetine son verin!”