Marmara Üniversitesi’nde ‘Gezi kıyımı’

fft81_mf2026521

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde iki araştırma görevlisi, Gezi eylemleri sırasında yasal sendikal haklarını kullanarak iş bırakma eylemine katıldıkları için açılan soruşturma sonrasında okuldan atıldı. Fakültenin dekanı Yusuf Devran, daha önce de öğrencilerin fişlenmesi, öğretim üyelerinin tehdit edilmesi olaylarıyla gündeme gelmişti.

Marmara Üniversitesi’nde haftalardır öğretim görevlileri ve öğrenciler Dekan Prof. Yusuf Devran’ın keyfi uygulamalar içinde olduÄŸunu için protesto eylemleri düzenliyorlardı. Marmara İletiÅŸim Fakültesi Dekanlığı, Gezi eylemlerine katılan 8 asistana 2 yıl kıdem durdurma cezası verdirmiÅŸti. Son olarak dün çıkan karara göre doktora tezini Nor Radyo üzerine yazan Dr. Figen Algül ve AraÅŸtırma Görevlisi Can ÖzbaÅŸaran okuldan atıldılar.

Greve ‘cumhuriyeti ortadan kaldırma’ iddiası

İki hocanın okuldan atılma gerekçeleri dilekçede şöyle ifade edildi: “Cumhuriyetin niteliklerinden herhangi birini deÄŸiÅŸtirmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik eylem yapmak; ideolojik, siyasi, yıkıcı, bölücü amaçlarla eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek suretiyle kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak; boykot iÅŸgal, engelleme, iÅŸi yavaÅŸlatma ve grev gibi eylemlere katılmak ya da bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teÅŸvik etmek, yardımda bulunmak.”

Kararı YÖK Başkanı verecek

Åžimdi Gözler YÖK’e çevrildi. AraÅŸtırma Görevlileri bir hafta içinde YÖK’e itiraz edebilecek. Son kararı YÖK BaÅŸkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya verecek.

Fişleme ve tehditlerle gündeme geldi

Marmara Üniversitesi İletiÅŸim Fakültesi, son yıllarda, dekanı Yusuf Devran’ın öğrenci fiÅŸlemeleri, bazı öğretim üyelerine yönelik tehdit ve baskı uygulamalarıyla da sürekli gündemde olan bir okul. Devran daha önce de yüksek lisans mülakatına girecek olan öğrencilere yönelik yaptığı fiÅŸleme ile gündeme gelmiÅŸti. Yüksek lisans mülakatına giren bir öğrenci listesinde Kürt öğrencilerin isimlerinin yanına “PKK’lı” anlamına gelen “P” harfi ile iÅŸaretlenmiÅŸti. Devran, fiÅŸleme listesiyle ilgili “bu resmi bir evrak deÄŸil” diyerek daha önce suçlamaları reddetmiÅŸti.

Yusuf Devran daha sonra Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gözde Yılmaz’ın savcılığa yaptığı baÅŸvuru ile yeniden gündeme geldi. Okula alınacak yüksek lisans ve doktora öğrencileri için verdiÄŸi listeyi jüri üyesi olarak kabul etmeyen Doç. Dr. Gözde Yılmaz’ı tehdit eden Devran, Yılmaz’ı hedef de göstermiÅŸti. Doç. Dr. Yılmaz, bu tehditler üzerine savcılığa suç duyurusu yaparak, koruma talep etmiÅŸti.

Doktora jürisi üyesi doçenti tehdit etmişti

Dekan Devran’ın hedef tahtasına oturttuÄŸu hocalar ve araÅŸtırma görevlileri sosyal medya üzerinden bazı öğrencilerin tehditlerine maruz kalmışlardı. Doç. Dr. Yılmaz’ı da koruma talep etmeye yönelten bu durumdu. Sosyal medyada ve çeÅŸitli mecralarda Devran’ın “ülkücü” öğrenciler ile sıcak iliÅŸkiler içinde olduÄŸu ve onun hedef haline getirdiÄŸi kiÅŸilerin bu kesimlerin tehditlerine maruz kaldığı da sıkça yer aldı. Marmara Üniversitesi İletiÅŸim Fakültesi’nde son yıllarda sıklaÅŸan ülkücü öğrenciler ile solcu ve Kürt öğrencilerin örgütlenmeleri arasında çıkan kavgaların sonrasında da dekanın, öğrencilerin bir kesimine yönelik bu yakınlığı dile getirilmiÅŸ ve eleÅŸtirilmiÅŸti.

Fakülteyi ‘dünyanın gündemi’ne taşıdı

Gezi Parkı eylemleri sonrasında da sendikalı araÅŸtırma görevlilerinin hakkında soruÅŸturma baÅŸlatan ve cezalar yaÄŸdıran Devran, bu uygulamaları ile TBMM gündemine de dünya akademi çevrelerinin en saygın isimlerinin de aralarında yer aldığı karşı imza kampanyalarına da konu olmuÅŸtu. 24 ülkede yüzlerce üniversitede görev yapan 1431 akademisyenin imza attığı, “Akademinin özgürlüğü, bizim özgürlüğümüz” adlı protesto metninde Noam Chomsky, Judith Butler ve Nancy Fraser gibi dünyanın tanıdığı isimlerin imzaları da vardı.

(CNN Türk)