Soykırım Anması: İnkarcılık Son Bulsun

Pınar Tarcan
BIANET.ORG

Irkçılığa ve MilliyetçiliÄŸe DurDe GiriÅŸimi tarafından Tünel Meydanı’nda düzenlenen 24 Nisan 1915 anması 19:15’te baÅŸladı.

“103 yıl oldu. YüzleÅŸin” baÅŸlığıyla gerçekleÅŸtirilen anmaya Hrant Dink’in eÅŸi Rakel Dink, 24 Nisan 2011’de askerde öldürülen Sevag Balıkçı’nın ailesi, hak savunucuları, Avrupa Irkçılık Karşıtı Hareket (EGAM) üyesi Avrupalı parlamenterler ve vatandaÅŸlar katıldı.

DurDe GiriÅŸimi’nden Ufuk Uras ve Yıldız Önen’in okuduÄŸu anma metni 24 Nisan 1915 gecesi yaÅŸananlarla baÅŸladı:

“Tam 103 sene önce bugün büyük bir felaketin ilk adımları atılmaya baÅŸlandı. Bu adımlar 24 Nisan’da atılmaya baÅŸladı ama sürecin planlaması çok açık ki çok önceden yapılmıştı. İşlenecek suç o kadar büyüktü ki suçu iÅŸleyecek olanlar 24 Nisan’da ne yaÅŸanacağına dair en küçük bir ipucu bile sızdırmamışlardı.

“Kimse, dönemin hiçbir demokratı, çeÅŸitli siyasi gruplarda yer alanlar ve Ermeniler, yaÅŸanacak olaylar hakkında hiçbir fikre sahip deÄŸillerdi. DeÄŸillerdi zira böylesine büyük bir felaketi tahayyül etmek bile imkansızdı.

“Evlerinden, yataklarından alındılar”

“103 sene önce ÅŸehrin üstüne karanlık çökmeÄŸye baÅŸladığında, baÅŸka bir karanlık, karanlık bir odak, harekete geçti. Bugün hala 24 Nisan gecesi evlerinden, yataklarından ‘ifadenizi almak üzere karakola kadar gelir misin’ diyerek göz altına alınan Ermenilerin, Osmanlı’ya karşı baÅŸlatılacak isyanın elebaÅŸları olduÄŸu iddia edilir. Oysa ne öyle bir isyan söz konusudur ne de 24 Nisan’da tutuklananlar elebaşıdır.

“Tutuklanan 240 kiÅŸi, Ermeni ileri gelenlerine karşı düzenlenen bir operasyonla tutuklandı. Birkaç gün içerisinde sayılları 2345’e ulaÅŸan tutuklamalarla Ermeni mebuslardan ÅŸairlere Ermeni toplumunun deyim yerindeyse ‘beyni’ hedef alındı.

“Bu kiÅŸiler tutuklanmalarını takiben AyaÅŸ ve Çankırı’ya sürüldü. Haklarında hiçbir yargısal süreç baÅŸlatılmayan tutukluluardan 7617i öldürüldü. İlk etapta tutuklananlar arasında II. MeÅŸrutiyet’in ilanından itibaren İttihatçılarla çeÅŸitli ittifaklar yapan ve yasal parti statüsündeki TaÅŸnaktsutyun ve Hınçak partilerinin üyeleri de vardı.

“Bazılarının hiçbir örgütle iliÅŸkisi yoktu. Bu kitlesel tutuklamaların hedefi Ermenilere yönelik imha politikasının uluslararası kamuoyuna aktarılmasını önlemekti.

“Mıntıka temizliÄŸi yapılarak toplu olarak gömüldüler”

“24 Nisan tutuklamaları, daha büyük bir imha politikasının baÅŸlangıç adımı oldu.

“24 Nisan’da baÅŸlayan süreçte, Çankırı ve ayaÅŸ cezaevlerine götürülen Ermenilerin sayısı 250’yi bulmuÅŸtu. Tutuklu Ermenilerin 174’ü hiçbir yargılama olmaksızın öldürüldü. Temmuz ayının son günlerinden itibaren yapılan toplu infazlar için, Çankırı ve AyaÅŸ’tan yola çıkarılan Ermeni tutuklu kafileleri, Ankara’dan yürüyerek birkaç saat uzaklıkta bulunan ıssız vadi ve ormanlık yerlere götürüldüler.

“Önce üstlerindeki her ÅŸey alınarak soyuldular. Ardından, genellikle ateÅŸli silahlar kullanılmadan, kesici ve delici aletlerle öldürüldüler.

“Son olarak, üstlerinde bulunan iÅŸe yarar giysiler alındıktan sonra, cesetleri ortada bırakıldı.

“Günler sonra gelen işçiler tarafından mıntıka temizliÄŸi yapılarak toplu olarak gömüldüler.

“Bir halk bütün kültürüyle imha edildi”

“24 nisan 1915’ten beri, Türkiye’de yaÅŸam, farkına varsak da varmasak da çoraklaÅŸtı. Bir halk bütün deÄŸerleriyle tasfiye edilirken, toplumun tüm deÄŸerleri yaralandı. Bir halk bütün kültürüyle imha edilirken, bir arada yaÅŸama kültürü ÅŸiddetli bir darbe aldı.

“Ermeniler gibi, arkalarında bıraktıkları kültürel mirasın izleri de yok edildi. Binlerce tarihi yapı, kilise ve okul bilinçli olarak harabeye dönüştürüldü. Sanki Ermeniler gibi onlar da bu topraklarda hiç bulunmamışlar gibi davranıldı.

“Demokrasinin, çatışma kültürü yerine barış içinde bir arada yaÅŸama dinamiklerinin güçlenmesi, ırkçılığın ve nefret söyleminin geriletilmesi, içindeki her bireye, gruba, çevreye, kimliÄŸe güven veren bir sosyal dokunun inÅŸa edilmesi, bunların hepsinin baÅŸarılması için, 103 sene önce baÅŸlayan ve birkaç sene içinde tamamlanan bu yıkımla yüzleÅŸmek bir zorunluluk.

“İnkarcılığın son bulmasını istiyoruz”

“Bu yüzleÅŸme olmadan Hrant Dink’i, Sevag Balıkçı’yı, Marisa Küçük’ü öldürerek 1915’in o korkunç geleneÄŸini sürdüren ve bebeklerden katil yaratan karanlığın üzerimizdeki ağırlığından kurtulmamız mümkün olmayacak.

“Bu nedenle, 100. yıl anmasında yaptığımız çaÄŸrıyı bir kez daha tekrarlıyoruz: Bu yüzleÅŸmenin gerçekleÅŸmesi için çabalamak, Hrant Dink’e olan borcumuzdur, Sevag Balıkçı’ya olan borcumuzdur, Marisa Küçük’e olan borcumuzdur, dünyanın dört bir yanına dağılan, topraklarından uzakta yaÅŸamak zorunda kalan kardeÅŸlerimize olan borcumuzdur.

“Kendi vicdanımıza karşı olan borcumuzdur.

“Ayrıca 7 yıldır düzenlediÄŸimiz bu anmalara daima omuz veren ama bu yıl tutuklu oldukları için aramızda yer alamayan arkadaÅŸlarımız Osman Kavala, Gülsüm AÄŸaoÄŸlu ve Emin Åžakir gibi nice arkadaşımıza da borcumuzdur.

“Bizler, inkarcılığın son bulmasını istiyoruz.

“Acıları yarıştırmak deÄŸil, inkarcılığa son verecek somut adımların atılmasını istiyoruz.

“103 sene geçti. Bu toplumun daha fazla zaman kaybetmeye tahammülü yok”.

Açıklamanın ardından 1915 yılında kaybedilenlerin anısı önünde saygı duruşu yapıldı.