Süryani Dernekler Federasyonu
Süryaniler kesintisiz bir şekilde 5000 yıldır bu topraklarda yaşıyorlar. Tarihte birçok yeniliğe imza atmış ve dünya medeniyetinin gelişmesine öncülük etmiştir. Yaşadığımız topraklarda yaşamın güzelleşmesi, insanlığın gelişmesi, din ve felsefenin yaşam bulması için Süryaniler büyük bir emek harcamışlardır. İslam kültürünün Ortadoğu’ya egemen olmasında Süryani aydınlarının katkısı büyüktür.
8. yüzyılda Bizans’ın baskılarından bunalan Süryaniler, İslam’la kader birliÄŸi yapmış ve Mezopotamya ile Anadolu kapılarını İslam ordularına açmıştır. O tarihten sonra da kardeşçe bir yaÅŸamı yaratmanın kavgasını vermiÅŸlerdir. Her dönemde olduÄŸu gibi o dönemde de bu kardeÅŸliÄŸin geliÅŸmesini engellemeye çalışan karanlık zihniyetler ortaya çıkmıştır. Kimi zaman da bu karanlık zihniyetler, egemen anlayış haline gelmiÅŸ ve insanlara büyük zararlar vermiÅŸtir. İşte bu karanlık zihniyetlerin hayata geçirdiÄŸi uygulamalar nedeniyle bölgedeki Süryanilerin sayısı gün be gün azalmıştır.
Süryanilerin son 100 yıllık süreç içerisinde yaÅŸadıkları; 1915 Seyfo, 1924 Hakkari Sürgünü, 1928’te Süryani Okullarının kapatılması, 1930 yılında Süryani PatrikliÄŸi’nin sürgün edilmesi, varlık vergisi, 5-6 Eylül olayları ve 1964 Kıbrıs olayları nüfuslarının tarihi topraklarında azalmasına ve git gide yok olmasına sebep olmuÅŸtur. Bütün bunlara raÄŸmen doÄŸup büyüdüğü topraklarda yaÅŸamak isteyenlerin direnci de 1985-95 yılları arasında faaliyete sokulan İttihat ve Terraki kökenli Ergenekon’cu zihniyetin uygulamaları olan “Faili Meçhulâ€ler döneminde 50’ye yakın Süryani’nin katledilmesi sonucunda kırıldı. Böylece Süryaniler’in toprakları, Süryaniler’den arındırıldı.
Dünyada ortaya çıkan gelişmelere ve Türkiye’nin modern dünyayla bütünleşme sürecinde attığı adımlar, Süryaniler’in yeniden kendi topraklarına dönüş umudunu da ortaya çıkarmış ve birçok zorluğa rağmen bazı Süryaniler bu umudu gerçekleştirmek için adım attılar. Ancak Süryaniler’in attığı bu adımlar, karanlık zihniyet sahibi ve bütün yaşam kaynağını düşmanlıklardan alanları yeniden harakete geçirdi. Geçmişte nüfusunun büyük çoğunluğu Süryaniler’den oluşan Turabdin ve Hakkari bölgesinde bugün yaklaşık 4’000 Süryani bulunmaktadır. Oysa yurtdışında, adı geçen bu bölgelerden göç etmiş 300’000’den fazla Süryani yaşamaktadır. Dürüst insanlar bunun hesabını yapmaya ve özeleştirisini vermeye çalışırken, son dönemlerde yeniden ortaya çıkan bir avuç karanlık zihniyetli insanın düşmanlık tohumları ekmesi düşündürücüdür.
Bizi düşündüren ve korkutan şey ise bu karanlık zihiyetli şovenist-faşistlerin, kardeşliği temsil eden din maskesinin arkasına saklanmasıdır. Bizler semavi dinlerin birbirine düşman olmadığına inanıyoruz. Ancak, son günlerde Milli Gazete, haberdiyarbakir.com, sanliurfa.com, vb. gazete, haber portalı ve Saadet Partisi GİK üyesi Doğan Bekin gibi kişilerin yazdıkları yazılarla dinler, inananlar ve etnik yapılar arasında düşmanlık tohumları ekmeye çalışıyorlar. Ki bunları yaparken de binbir türlü yalan ve iftiraya başvurmaktan kaçınmıyorlar.
Biz Hıristiyan ve Müslümanlar olarak bu topraklarda 1300 yıldır bir arada kardeşçe yaşamaya çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. Beklentimiz tüm inanan, demokrat ve ilericilerin oluşturulmaya çalışılan bu düşmanlığa karşı tavır göstermesi ve karanlık tüm zihniyetlere dur demesidir. Bu anlamda Süryani Dernekler Federasyonu olarak her türlü çabayı sarfedip, bu karanlık faşizan zihniyete karşı, dostluk ve kardeşliği egemen kılmaya çalışacağız.