Taksim Dayanışması
Artık aklın, vicdanın, hukukun ve demokrasinin bittiği yerdeyiz.
Yaklaşık bir buçuk aydır, tüm polis ÅŸiddetine, gözaltılara, her türlü baskıya, karalamaya, yalan ve dolana karşı sürdürülen haklı, meÅŸru ve kararlı mücadelemiz sonucunda Gezi Parkı’nın park olarak kalmasını saÄŸlayanlar, vali tarafından seremoniyle açılan parka gitmek isterlerken, tamamen hukuksuz bir ÅŸekilde engellenmiÅŸtir. 8 Temmuz Pazartesi akÅŸamı hiçbir uyarı olmadan, İstiklal Caddesi giriÅŸinde, polisler tarafından, halkımıza, yine gaz, su, plastik mermi ile saldırılmış ve Taksim Dayanışması’nı oluÅŸturan emek/meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilci ve yöneticileri de olmak üzere birçok arkadaşımız, yine valinin talimatıyla ve hukuksuz bir ÅŸekilde gözaltına alınmıştır. Hukuk ve yargı kararları yok sayılmak suretiyle suç iÅŸlenmiÅŸtir.
Taksim Dayanışması olarak polisin saldırısını ve gözaltıları şiddetle kınıyor; acilen dün ve daha önceki günlerde keyfi ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alınan vatandaşlarımızın, haklarında hiçbir hukuki işlem yapılmadan serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
Günlerdir acizlik içerisinde bu kenti polis şiddeti marifetiyle idare etmeye çalışanlar artık halka yalan söylemeyi bıraksınlar. Yarattıkları her türlü bilgi kirliliğine, karalamaya, iftiraya karşı gerçekler apaçık ortadadır. Buradan tekrar iktidara, bu kentin idarecilerine sesleniyor ve hatırlatıyoruz;
‘Gezi Parkı’ sizlerin doÄŸa, bilim ve demokrasi karşıtı, rantçı projelerinize karşı, halkın, kullandığınız her türlü insafsız ÅŸiddetinize raÄŸmen, kararlı ve onurlu mücadelesi ile park olarak kalmıştır. Orayı var eden de, güzelleÅŸtiren de sizler deÄŸil, halkın ta kendisidir.
Bu mücadelede maalesef yaralılarımız ve can kayıplarımız vardır ve bu durum sizlerin kolluk kuvvetlerinizin akıl almaz, vicdana sığmaz ÅŸiddeti sonucu olmuÅŸtur. Dün eli palalılar bugün sokaklarda rahat rahat gezerken, hayatında hiç kimseyi incitmemiÅŸ arkadaÅŸlarımız gözaltına alınmaktadır. Sorumluların hiçbiri bugüne kadar hesap vermemiÅŸtir. Aksine bu ÅŸiddetin gerçek sorumlularını ‘aklama’ yarışına girilmiÅŸtir. Tüm Türkiye ve dünya ÅŸunu görmüştür ki, 28 Mayıs’tan bu yana yaÅŸanan bu süreçte, polisin olmadığı günlerde Gezi Parkı ve Taksim’de halkımız dayanışmanın, kardeÅŸliÄŸin, yaratıcılığın, barışın ve demokrasinin en güzel örneklerini sergilemiÅŸ, insanların geleceÄŸe dair umutlarını yeÅŸertmiÅŸtir. Yurdumuzun dört bir yanında parklarımız ve meydanlarımızda kendiliÄŸinden yeÅŸeren ve ortak irademizi oluÅŸturmak için gerçekleÅŸtirilen forumlar; kendi hayatlarımızın kaderini hep birlikte kendimizin belirleyeceÄŸi, Türkiye’de gerçek bir demokrasinin inÅŸasına dair hepimize ışık olmuÅŸtur. EÄŸer hâlen daha vValinin kendisi ile birlikte, tüm bu ÅŸiddet ve karanlığın sorumluları Taksim Dayanışması’nın bu ısrarlı ve meÅŸru duruÅŸunu anlayamıyor ise söylenebilecek çok fazla ÅŸey kalmamıştır.
Taksim Dayanışması bileşenleri ve Gezi Parkı sürecinde Taksim Dayanışması’na destek veren tüm yurttaşlarımızca sürdürülen mücadelenin haklılığı kamuoyunda, yargıda ve diğer tüm alanlarda defalarca kanıtlanmıştır. Her türlü baskı, engelleme, karalama ve zorbalık, bizleri, mücadelemizden bir adım bile olsa geriye düşürmeyecek, dayanışmamızı yıldıramayacaktır. Taleplerimizin, yani polisin ve idarecilerin ısrarla çiğnedikleri anayasal haklarımızın takipçisiyiz. Emek, alın teri ve acı ile elde ettiğimiz kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Bugün ve bundan sonra, yaşam alanlarımıza dair söz söyleme hakkımız için burada ve her yerde olmaya devam edeceğiz.