Tutuklanan akademisyenler: Barış yolundaki uğraşımızı sürdüreceğiz

46292

Evrensel

Barış bildirisine imza attıkları için hedef gösterilen ve “örgüt propagandası” iddiasıyla tutuklanan akademisyenler Esra Mungan, Muzaffer Kaya ve Kıvaç Ersoy mahkemedeki savunmalarında imzalarının arkasında olduklarını söyledi. Akademisyenler, “Bese Hozat’tan talimat alıp almadıkları?” sorusuna ise, “Bu ülkenin vatandaşı olarak barış istediÄŸimiz için bu açıklamayı yaptık” cevabını verdi.

 “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza ettikten sonra Saray ve AKP tarafından hedef alınan ve dün çıkartıldıkları İstanbul 5.Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanan akademisyenler Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç Dr. Kıvanç Ersoy’un mahkemedeki savunmalarının ayrıntılarına ulaşıldı. Akademisyenlerin mahkemenin “Bildiriyi Bese Hozat’tan mı talimat alarak imzaladınız” sorusuna, “Bu ülkenin vatandaşı olarak barış istediÄŸimiz için bu açıklamayı yaptık” cevabı verdiÄŸi öğrenildi.

Akademisyen Muzaffer Kaya savunmasında, “örgüt propagandası” iddiasını kabul etmediÄŸini belirterek, kendisine savcılıkta ayrıntılı ifadesini verdiÄŸini söyledi. Savcılıkta kendisine “KCK yöneticisi Bese Hozat’tan mı talimat aldınız?” sorusunun sorulduÄŸunu hatırlatan Kaya, “Benim 10 yıldır görev yaptığım yer belli. Yerim yurdum belli. Neden tutuklu yargılanmam talep ediliyor, anlamış deÄŸilim. Bese Hozat’ı ilk defa savcılıkta duydum. Savcılıkta da yanıt verdim, talimat almadık” dedi.

‘BARIÅž YOLUNDAKİ UÄžRAÅžIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ’

Tutuklanan akademisyenlerden BoÄŸazçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Mungan ise, “Savcılık neden bir kiÅŸiden talimat aldığımızı söylüyor anlamış deÄŸiliz. Bu iddiayı kabul etmiyorum. Barış İçin Akademisyenler grubumuz 2012 yılında kurulmuÅŸtur ve bir barış sürecinin baÅŸlaması için kurulmuÅŸtur. Nitekim devlet 2013 yılında barış sürecini baÅŸlattığında biz bu sürece destek vermeye hazır olduÄŸumuzu beyan etmiÅŸtik. Dolayısı ile 2015 yılında bir kiÅŸiden talimat alarak bu iddiayı yaptığımız tarihsel olarak çeliÅŸmektedir. 2013 yılında yaptığımız beyanların tümü kayıtlarda mevcuttur bu beyanların tümü barış sürecinin güçlendirilmesine yöneliktir. Bu kayıtlar internet ortamında da mevcuttur” diye konuÅŸtu.

11 Ocak’ta İstanbul’da yaptıkları basına toplantısına da deÄŸinen Mungan, bu toplantıda yeniden baÅŸlayan çatışma sürecinin sonlandırılması, barış sürecine geçilmesi, devletin vatandaÅŸa karşı güvenliÄŸi saÄŸlama görevini yerine getirmesini talep ettiklerini söyledi. Mungan, “Çünkü devlet ile devlete vergi veren yurttaÅŸ arasında bir toplumsal sözleÅŸme vardır, bu toplumsal sözleÅŸmeye göre devlet yurttaşın yerine getirdiÄŸi yükümlülükleri karşılığında her bir yurttaşın yaÅŸam hakkı, barış hakkı, insan hakları ve diÄŸer haklarını korumakla mükelleftir tam da bu nedenle biz metnimizi doÄŸrudan sorumluluÄŸu taşıyan ve bizim muhatabımız olan devlete yönelik yazdık. İmzalarımızın arkasındayız. Barış yolundaki uÄŸraÅŸlarımızı sürdüreceÄŸiz” dedi.

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜDÜR’

Akademisyen Kıvanç Ersoy da savunmasında, “Ben ve diÄŸer arkadaÅŸlarım YÖK’e baÄŸlı üniversitelerde ders veren, öğrencileri eÄŸiten akademisyenleriz. Bizim kendi irademiz dışında herhangi bir kiÅŸiden talimat alarak bir ÅŸey yapmamız söz konusudur. Barışa inanıyorum. Ülkemize barış gelsin istiyorum. 14 yıldır memur olarak görev yaptım ve vergi verdiÄŸim devletten bir öğretim üyesi olarak barış talebimi arkadaÅŸlarımla beraber yineledim. Bu bir ifade özgürlüğü vatandaÅŸlık hakkıdır” ifadelerini kullandı.