Vartan ESTUKYAN
Agos
Son günlerde, Ermeni toplumu içinde, sekizinci sınıfların girmeye hazırlandığı Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sınavı’na (OGS) ilişkin hararetli bir tartışma yaşanıyor. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden muaf tutulan gayrimüslim öğrenciler, sisteme göre, bunun yerine sosyal bilgiler dersinden sınava girecek. Ancak, birbiriyle ilgisi olmayan, birbirinin muadili sayılamayacak olan farklı sorular, katsayı açısından sorun yaratıyor.
İki dersin puantajı farklı olduğundan, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden sınav olan öğrenciler daha yüksek puan alıyor. Bu nedenle, küsuratlı puanların bile oldukça önem taşıdığı sınav sisteminde, gayrimüslim öğrenciler sıralamada hayli geriye gidiyor. Durumu fark eden birkaç veli, hak arayışlarını hukuk mücadelesine döndürdü. Tamar Tüzütürk öncülüğünde toplanan yaklaşık 20 veli, mahkemeye başvurarak, çocuklarına uygulanan bu ayrımcılık karşısında hak mücadelesine hazırlanıyor.
Tüzütürk, “Ulaşabildiğimiz kadar çok veliye ulaşmak istiyoruz, çünkü bu hepimizin çocuğunun başına gelebilecek bir sorun†diyor. Davayı üstlenen avukat Arif Nihat Alpsoy ise, “Bu durum açıkça ayrımcılık. Eğer buradan sorunu çözecek bir sonuç alamazsak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz†diyor.
Tamar Tüzütürk: Burada açık bir ayrımcılık, bir haksızlık var
“Durumu ilk öğrendiÄŸimizde ÅŸok olduk. Hemen arkadaÅŸlarımla irtibata geçtim ve ne yapmalıyız diye düşünmeye baÅŸladık. Çok kısa sürede yaklaşık 20 kiÅŸiyi ikna ettik; hukuk mücadelemizde bizimle birlikte olacaklar. Ancak ne yazık ki bazı veliler bu durumdan endiÅŸe duydu ve hukuki yola baÅŸvuracağımızı öğrenince geri adım attı. Kimi ‘Önce eÅŸimle konuÅŸayım’ dedi, kimi ‘İsmimiz geçecek mi?’ diye sordu, kimi ‘Kim bilir kaç yıl sürecek bir dava…’ diye söylendi. Ama beni en çok, ‘Siz mahkemeye baÅŸvurun, sonuç alınırsa bizim için de iyi olur’ diyenler üzdü. Bu sadece benim sorunum deÄŸil ki… Yarın öbür gün hepimizin çocuÄŸunun başına gelebilir. Kaldı ki, benim çocuklarım yabancı okula gitmek istemiyor, ikisi de Ermeni okulunda okumak istiyor. O zaman benim hiç ilgilenmemem lazım bu iÅŸle. Ama burada bir ayrımcılık, bir haksızlık var. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Bugüne kadar her zaman sessiz kaldığımız için, ÅŸikâyetlerimizi hâlâ istediÄŸimiz gibi dile getiremiyoruz. Avukatımızla görüştük. Kendisi bu konuları bilen biri. Bir an önce gerekli belgeleri toplayıp, hak arayışımızı hukuk yoluyla sürdüreceÄŸiz.â€
Avukat Arif Nihat Alpsoy: Din dersi soruları puanlama sisteminden kaldırılmalı
“Spesifik bir konu olduÄŸundan, davayı ortağım Bedia AyÅŸegül Tansen’le birlikte, en ince ayrıntılarına kadar inceliyoruz. Çok yakın zamanda dilekçemizi vereceÄŸiz. Bu sadece gayrimüslim öğrencileri kapsayan bir sorun deÄŸil. Uzmanlarla yaptığımız araÅŸtırmalarda puanlama sisteminin hatalı olduÄŸunu öğrendik. Amacımız, sorunun dava aÅŸamasına gelmeden çözülmesiydi ancak MEB’e baÄŸlı yetkili bazı isimler, sorunun kendilerine iletildiÄŸini, fakat sınav gününün yaklaÅŸması sebebiyle birkaç yüz öğrenci için sistemin deÄŸiÅŸtirilemeyeceÄŸini söylemiÅŸler. Yetkililer, bu seneyi böyle geçirelim derdindeler. Fakat 300-400 öğrencinin maÄŸduriyeti söz konusu. Elbette hukuka baÅŸvuracağız. Tıpkı fiziki yapılarından dolayı bazı öğrencilerin diÄŸerlerine göre bir dezavantajı olması gibi, din dersine yönelik sorular da, dersten muaf tutulan öğrenciler açısından baÅŸtan sıkıntı yaratıyor. Alternatif olarak sunulan seçenek de maÄŸduriyeti tescilliyor. Dolayısıyla, din dersinin puanlama sisteminden, bütün öğrenciler için, tamamen kaldırılmasını talep ediyoruz.â€
Mikrifi Çitçiyan: Bu soruna bütün veliler tepki göstermeli
“Benim çocuÄŸum bu sınava sadece kendini denemek için giriyor, çünkü eÄŸitimine Ermeni okulunda devam etmek istiyor. Dolayısıyla, sınavdan ne sonuç alırsa alsın maÄŸdur olmayacak. Ancak bu sadece benim çocuÄŸum için geçerli. Ben, diÄŸer çocukların maÄŸduriyetlerinin giderilmesi için mücadeleye destek veriyorum. Ayrıca, konuya sadece sekizinci sınıfta okuyan çocukların velilerinin deÄŸil, tüm velilerin tepki göstermesi gerektiÄŸini düşünüyorum. Çünkü yarın öbür gün onların çocukları da aynı sorunla karşı karşıya kalabilir.â€
Hilda Oflaz: Asıl sorun din dersinin zorunlu olması
“Bence en önemli sorun din dersinin okullarda iÅŸleniyor olması. Yani sonuçta gayrimüslim öğrenciler maÄŸdurlar, evet, fakat bir öğrenci ateist de olabilir, deist de. Din dersinin zorunlu olması bence asıl tartışılması gereken konu. Türk okullarında okuyan öğrencilerin din dersine girip girmemeleri kendi tercihlerine bırakılmış bir ÅŸey ama eÄŸer herhangi bir dine inanmadığı için din dersine girmiyorsa, o çocuÄŸun puanı da düşüyor, dolayısıyla o çocuk da maÄŸdur oluyor. Bu, sadece gayrimüslim öğrencileri deÄŸil, tüm öğrencileri ilgilendiren bir sorun.â€
Elizabet Özyılmaz: Dershanede din sorusu işlenirken çocuklar kantinde bunu konuşuyor
“Benim çocuÄŸum bir Türk okulunda eÄŸitim görüyor. Ancak din derslerine girmiyor. Dolayısıyla, söylenenin aksine, bu sorun sadece gayrimüslim okullarında okuyan çocuklar için geçerli deÄŸil. Zaman geçtikçe çocuklar da bir sıkıntı olduÄŸunu anlamaya baÅŸladı. Sürekli kendi aralarında bunu konuÅŸuyorlar. Hatta dershanede din dersi iÅŸlendiÄŸinde onlar kantine inip dertleÅŸiyorlarmış. Bu, haliyle, onların da canını çok sıkan bir durum.â€
Dença Çınar: Hem gayrimüslim, hem Türk okulunda okuyan Hıristiyan öğrenciler mağdur
“Ben, durumu, olabildiÄŸince, çocuÄŸuma belli etmemeye çalışıyorum. Çünkü çocuklar da psikolojik olarak çok etkileniyor bu durumdan. Sorun sadece gayrimüslim okullarında okuyan öğrencilerle sınırlı deÄŸil. Türk okullarında eÄŸitim alan pek çok Ermeni, Rum ve Süryani öğrenci var ve bu öğrencilerin hiçbiri din dersine girmiyor. Dolayısıyla sistemde büyük bir sorun var. Bu sorun belki önümüzdeki yıl çözülecek ama bu yıl sınava giren öğrencilerin maÄŸduriyeti giderilemeyecek.â€
Alin Altıntopuz: Bizi ilk dershane eğitmenleri uyardı
“Olayı ilk kez Final Dershaneleri’nin eÄŸitmenleri fark etmiÅŸ. İlk olarak, bize gayrimüslim öğrencilerin din derslerinden muaf olduÄŸunu, bizim çocuklarımızın beÅŸ, diÄŸer çocukların altı dersten sınav olacağını, çocuklarımızın katsayısının 16’ya, diÄŸerlerinin 18’e bölüneceÄŸini söylediler. Bizi uyardılar. Belirlenen hesap sistemiyle puanlama yapıldığında maÄŸdur duruma düştüğümüzü söylediler. Dershane eÄŸitmenleri bir hesaplama yaparak okullarımızın idarecilerine iletti. SaÄŸlaması yapılınca gerçekten de çocuklarımızın maÄŸdur olduÄŸu tespit edildi. Dershanenin de bayramdan önce haberi olmuÅŸ. Bayram süresince bir ÅŸey yapamadık tabii. Hepimiz, o bir hafta boyunca üstümüzdeki ÅŸoku atmaya çalıştık. Daha sonra bir araya gelip, çözüm üretmek için çalışmalara baÅŸladık. Bayramdan sonra MEB’e ortak bir dilekçe yazıldı. Ancak bir türlü cevap gelmedi. Bu arada puanlama sistemi bir kez daha deÄŸiÅŸtirildi ama bizim maÄŸduriyetimiz yine giderilmedi.â€
