Aris NALCI
Radikal
Bir demiryolu şehri Eskişehir. Ekonomisinin ve gelişiminin önemli bir kısmı bu sektöre bağlı. Son yüz yılda eğitim alanında da atılımlarla bir öğrenci kenti haline geldi. Üniversite okumaya gelen genç kuşak Porsuk nehrinin böldüğü bu kenti daha canlı bir hale getirdi.
Bilecik Afyon arasındaki demir yolunun kestiÄŸi bir üçgen gözüküyor demiryolu haritasında. EskiÅŸehir. Ermenilerin sürgün yolunda da önemli bir merkez. Bilecik’ten gelen tehcir trenlerinin EskiÅŸehir’de durdurulmasına izin verilmediÄŸi anlatılır sözlü tarih çalışmalarında.
Oysa Eskişehir tren istasyonu ve çevresindeki merkez mahallesi dahil tamamiyle bir Ermeni kentidir o dönemde.
1914 Osmanlı nüfus sayımında 140.678 Müslüman, 8.592 Ermeni ve 2.613 Rum sayılır.
İSTASYON GÖREVLİLERİNİN ÇOÄžU ERMENİ VE RUM’DU
EskiÅŸehir’e yüksek eÄŸitim de demiryolu sayesinde gelmiÅŸtir. 1904 yılında The Times gazetesine yer alan Anadolu demiryolu ile ilgili haberde şöyle deniliyor:
“Geçtiğimiz aylarda şirket bir mu¨hendislik teknik okulu açtı. 24 öğrencisi var. 18’i Tu¨rk, 2 Ermeni, 2 Rum, 1 İtalyan, 1 Avusturyalı. Eğitim dili demiryolu şirketinin ana dili olan
Fransızca. Depolarda 140 kişi çalışmakta. Baslarında Prusya- Polonyalı bir mu¨hendis var, birkaç da Avrupalı. Atölyelere bağlı bir de yedek parça deposu var. Burası lokomotiflerin ihtiyacı olabilecek yedek parçaları barındırıyor. Bu depo çok geniş olmak zorunda ve değeri 40.000 Sterlin ve su¨rekli yenilenmekte. Bu adamlar dışında 140 kişi de istasyon görevlisi (Şoförler, Bilecik, Ankara, Konya trenlerinde görevli bekçiler) olarak çalışmakta, bunların çoğu Rum ve Ermeni. Böylelikle Eskişehir’de demiryolu nüfusu 500 ailenin üzerinde…
EskiÅŸehir ihraç ve ithalat merkezi olarak bu¨yu¨k bir alana hizmet veriyor. 20 saatlik yolculukla mallar depolanmak u¨zere EskiÅŸehir’e getiriliyor. Üstelik istasyon 20 Ermeni hamalı barındıran bir yatakhaneye sahip olduÄŸu için istasyonda hamal bulmak kolay.â€

O döneme ait fotoğraflardaki Ermeni mahallesi.
İşte biz EskiÅŸehir’de Ermeni hamalların kaldığı yatakhane ÅŸu anda istasyon müdürlüğü binası. Hala hatırlayanlar var. Hamalların Ermeni olduÄŸunu hatırlamasalar da “hamal yatakhanesi†olarak biliniyor.
EskiÅŸehir’in Ermeni mahallesi de demiryolunun olduÄŸu yerde kurulu. İstasyon mahallesinde bugün yapıların mimarisi hemen göze çarpıyor. Bugün bu binaların birçoÄŸu devlet kurumlarına veya belediyeye ait iÅŸletmeler.

Ermeni mahallesindeki çarşının bugünkü hali.
İTTİHATÇILAR’IN YAKINLARINA VERİLEN ERMENİ EVLERİÂ
Anadolu’ya çıkan ilk gazeteci yazar Ahmet Åžefik de Ermeni okullarının ve eÄŸitim sisteminin baÅŸarısına dikkat çeker. 1909’da hu¨ku¨met yardımı olmaksızın Ermeniler tarafından açılan okulun baÅŸarılı durumu Ahmet Åžerif’in dikkatini çeker ve yazılarına konu olur.
Åžerif daha sonra EskiÅŸehir’deki bir Türk okulunu bu okulla kıyaslayarak eleÅŸtirir ve durumdan duyduÄŸu memnuniyetsizliÄŸi dile getirir. Bir kıskançlıktır belki yaÅŸanan ama bugün bile Ermeni okullarının devletten düzgün bir destek alamamasının sebeplerinden biridir belki de Ahmet Åžefik’in bu ÅŸikayetleri…
EskiÅŸehirle ilgili elimizdeki bilgileri edindiÄŸimiz bir baÅŸka gazeteci Ahmet Refik. 1915’te Sevk Komisyonu BaÅŸkanlığı’na getirilmiÅŸ. Refik’in kitaplarına konu olan EskiÅŸehir’de tehcir ile ilgili gözlemleri sanırım İstasyon Mahallesi’nin nasıl el deÄŸiÅŸtirdiÄŸini birinci ağızdan anlatıyor:
“Hazine-i Hu¨mayun çoktan Konya’ya taşınmış. İstasyon civarındaki zarif Ermeni evleri bomboÅŸ. (Ahmet Refik’in gözlemlediÄŸi dönemde Ermeni cemaatinin önemli bir bölu¨mu¨ EskiÅŸehir İstasyonu civarında yaÅŸamakta.) Servetiyle, ticaretiyle u¨stu¨nlu¨k gösteren bu anasır (unsurlar), hu¨ku¨metin emrine tabi olmuÅŸ, evlerini boÅŸaltmış, EskiÅŸehir’in yukarı mahallelerine çekilmiÅŸ. Åžimdi bu¨tu¨n boÅŸalan evler, kıymettar halıları, zarif odaları, kapanmış kapılarıyla, adeta firarilerin teÅŸriflerine muntazır (hazır, bekliyor).â€
Refik; firariler derken, İstanbul’dan Anadolu’ya kaçan İttihat Terakki yandaşlarından söz ediyor:
“EskiÅŸehir’in en mutena en gu¨zel evleri İstasyon civarında. Bu binalar; Almanların henu¨z duvarları badanadan mahrum dışı bile kalmamış mektepleri Sultan Mehmet ReÅŸad’a, bu¨yu¨k bir Ermeni konağı ÅŸehzadegâna (ÅŸehzadelere), Sarısu Köpru¨su¨ civarında kanarya sarısı renginde yan yana iki Ermeni evi Talat Bey’le dostu Canbolat Bey’e, içeride Ermeni mahallesinde muhteÅŸem bir Ermeni köşku¨ Topal İsmail Hakkı’ya, İstasyona yakın oturmaya uygun bu¨tu¨n evler İttihatçıların en mu¨him ricaline (ru¨tbe ve mevki sahibi kimselere) tahsis olunmuÅŸ.â€
Eski Ermeni mahallesinde gezmeye devam ediyoruz. Åžimdi çoÄŸunlukla sahaf ve kafe olan dükkanlar ve yüksek olmayan evler arasında bir adaÅŸa rastlıyoruz… Aris Khilichian…

Kafelerin duvarlarında asılı duran Ermeni mahallesiyle ilgili kartpostallar.
AÄžRI’DAN ESKİŞEHİR’E ‘ARTIK’ GİZLİ OLMAYAN BİR ERMENİÂ
Ben bu yolculuÄŸa çıkarken “GeldiÄŸinde beni ara mutlaka görüşelim†diyen 100lerce mektuptan biriydi Aris’inki. Tabii ki gerçek adı deÄŸildi. Kendisine bu ismi uygun görmüştü… Adaşım olduÄŸu için EskiÅŸehir’e iner inmez aradım. Kırmadı kalktı geldi. Birlikte EskiÅŸehir’in Ermeni mahallesini gezdik, sahaflarda çay içip sohbet ettik. Bir yandan çekinerek bir yandan da sevinçle hikayesini dinlemek için can atıyordum.
Biliyordum o gizli kalmış Ermenilerden biri. Ama kimliÄŸini geri kazanma mücadelesi veren her Ermeni gibi onun da kırılgan olma ihtimalini göz önünde bulundurarak dikkatli seçiyordum kelimelerimi…
Sonra kırıldık birden…
Kafede otururken “Biliyor buradakiler beni. Belirli bir aÅŸamadan sonra söylüyorum Ermeni olduÄŸumu†dedi. Evet, artık gizli kalmış bir Ermeni deÄŸildi…
Aris bundan birkaç yıl önce ki bu 7 yıldan fazla, Ermeni olduÄŸunu öğreniyor. Anneannesi ve büyüklerini her boÅŸ bulduÄŸunda sıkıştırdığında kendisine anlatılan farklı farklı hikayeler nihayetinde anneannesinin bir gün açılarak gerçeÄŸi söylemesini saÄŸlıyor. AÄŸrı’da asklanılan ailelerden birinden anneannesi.
“Arada senin Gamurç’u seyrederken duyduÄŸu Ermenice kelimeler için ‘biliyorum’ bunları hatırlıyorum bazılarınıâ€diyormuÅŸ anneannesi Aris’e.
Ne mutlu bana ki bir tv programında geçen birkaç kelime Ermenice ile bir kiÅŸinin daha kimlik mücadelesinde az da olsa bir katkı-kırılma yaratabilmiÅŸim…
7 yıl önce okumak için geldiÄŸi EskiÅŸehir’de artık yerli olmuÅŸ Aris. ArkadaÅŸları artık onu yeni ismi ile biliyor tanıyor ve kabulleniyorlar. Birçok farklı iÅŸte çalışmış. İşçilerle tanışıklığında bir süre sonra kimliÄŸini açıklayarak onları alıştırmış… Adım adım… Adeta bir misyoner gibi…
“Türkler ve Ermenilerin iÅŸte böyle barışçıl arabulucu insanlara†ihtiyacımız var diye düşünüyorum bir an. Kendi başından geçenleri, birçoklarımıza “zor†gelecek olayları sükunetle anlatışı dikkatimi çekiyor. EskiÅŸehir’deki işçilerle iliÅŸkileri ileri seviyede… İnsan biriktiriyor Aris.
Khilichian kendini EskiÅŸehir’de kabul ettirmiÅŸ.
EskiÅŸehir’in demiryollarını inÅŸaa eden Ermeni ustalar, kalfalar ve mimarlar gibi o da ÅŸimdinin işçisi. Sessiz ve sakin… Ama bir o kadar da içten ve derinden demir aÄŸlarını örmüş insanların kalplerinde… Bir durağını da benim kalbime kurdu… Bundan sonra EskiÅŸehir’de bir adaşım var.
Ama yol vakti…
Tren bizi ÅŸimdi Konya’ya götürecek…
İstasyondaki kafede geçirdiÄŸimiz son dakikalarda EskiÅŸehir’de Sivrihisar Kilisesi’nin restorasyonu dışında görüp görebileceÄŸimiz tek Ermeni izleriyle karşılaşıyoruz. Kafenin duvarındaki resimler ÅŸu anda olmayan Ermeni mahallesinin 50 yıl öncesi fotoÄŸraflarıyla uÄŸurluyor bizi…
