
“Rum, Laz, Gürcü, Ermeni ve baÅŸka ulusların İslamiyet’i kabul eden temsilcileri kendilerini “Müslüman†ve “Osmanlı†diye tanıtıyorlardı. Fakat HamÅŸenliler İslamiyeti kabul ettikten sonra dahi dillerini yani HamÅŸen Ermenicesi diyalektiÄŸini, coÄŸrafik terimleri, daÄŸ, nehir, vadi, köy vb. yer adları ile gelenek göreneklerini, ÅŸarkı ve ÅŸiirlerini korudular ve korumayı sürdürdüler.â€
Levon Haçıkyan’ın Hemşinliler için söyledikleri, bölgedeki Laz, Gürcü ve Rum’lar için de geçerlidir. Bu halklar da asimilasyona direndiler.
Türkiye’de İttihat ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyet’le devam eden ikili ideoloji, yani İslamiyet ve milliyetçiliğin halkların asimilasyonu için kullanılması hâlâ devam ediyor. Türk devleti, İslamiyet ile Türk ama Alevi inancına sahip halkı asimile ederken, Osmanlı İmparatorluğu tarafından Müslümanlaştırılarak bölünüp asimile edilen Rum, Ermeni, Kürt, Laz, Gürcü, Arnavut, Boşnak, vb. Anadolu’da yaşayan diğer etnik gurupları, Türk milliyetçiliğiyle asimile ediyor. Kürt Alevilerini ise hem İslamiyetle hem de Türk milliyetçiliğiyle asimile ediyor.