ETHA
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerinin açıklanması için 385. kez Galatasaray’da bir araya geldi. Kayıpların bulunması ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altını alınması için kalıcı bir barış düzeninin saÄŸlanmasını isteyen kayıp yakınları bu haftaki eylemde 2004 yılından bu yana kayıp olan Tolga Baykal Ceylan’ın akıbetinin açıklanmasını istedi.
Eylemde ilk olarak söz alan Hüseyin TaÅŸkaya’nın eÅŸi Sultan TaÅŸkaya, BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ın kayıp yakınlarına “çözüm” sözü verdiÄŸini hatırlatarak, “Hani, nerede çözümünüz?” diye sordu. 19 yıldır eÅŸini aradığını söyleyen TaÅŸkaya, ölümlerin son bulması için barış istedi.
Kayıp Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız da BaÅŸbakan’a yazdığı mektubu okudu. BaÅŸbakan’a “Bizim kardeÅŸimiz olmayın. KardeÅŸliÄŸiniz düşmanlıktan beter” diyen Yıldız, “Açılımlarınız ne oldu. KardeÅŸliÄŸiniz bize düşmanlığınızdan daha çok acı veriyor. Artık onurumuzla, acılarımızla oynamaya kalkmayın” diye seslendi.
‘Elbette gerçek bir gün açığa çıkacak’
Tolga Baykal Ceylan’ın annesi Kadriye Ceylan da, TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun oÄŸlu ile ilgili raporunu eleÅŸtirdi, “GerçeÄŸi örtbas etmeye çalıştılar. Elbette gerçek bir gün açığa çıkacak” dedi. Ceylan, oÄŸlunu bulunacağı yönünde yaratılan beklentilerin ana yüreÄŸini çok acıktığını belirterek, “Zamanla unutacağımı sandılar. Ama oÄŸlumu unutmayacağım” diye konuÅŸtu.
İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına açıklamayı okuyan Seza Mis Horuz, kayıplarla ilgili olarak etkin bir soruşturma yapılırsa, tüm ihtimaller titizlikle araştırılırsa gerçeğin açığa çıkmasının mümkün olacağını belirtti.
‘Bu sorulara yanıt verin’
Horuz, yetkililere ÅŸu soruları sordu: “Neden 2007 yılında hiçbir yasal evraka dayanmadan Tolga Baykal Ceylan’ın Kimlik Paylaşım Sistemi’nde adresi Sofya-Bulgaristan olarak güncellendi?
Gözaltı iÅŸlemi yapmadık, diyen jandarma neden BeÄŸendik Köyü muhtarından Tolga’nın İğneada Meydanı’na bırakılmasını istedi?
Tolga’nın annesine teslim edilen giysileri üzerinde neden adli tıp incelemesi yapılmadı?”
Horuz, kayıpların bulunması ve temel hak ve özgürlüklerin güvence alınması için kalıcı bir barış ortamının saÄŸlanmasını istedi. “Gençlerin öldüğü, nefret söyleminin siyasete egemen olduÄŸu, hak talep edenin düşmanlaÅŸtırıldığı bir ortamda yurttaÅŸların insan haklarından eÅŸit koÅŸullarda ve adaletli biçimde yararlanması mümkün deÄŸildir” diyen Horuz, şöyle konuÅŸtu: Hükümetin, insanı ve haklarını esas almayan, militarist, milliyetçi ve güvenlik eksenli politikalarıyla hiçbir soruna çözüm üretilemez. Bugünkü ‘Ben istiyorum, siz de isteyeceksiniz’ rejimi hak ve özgürlüklere düşmandır. Biz Cumartesi Anneleri/İnsanları ve hak savunucuları yalnız kayıplar sorununda deÄŸil, tüm sorunlara ancak barış ortamında çözüm üretileceÄŸi gerçeÄŸinden hareketle acilen barış ortamının saÄŸlanmasını talep ediyoruz.”
Eylem, açıklamanın ardından 386. haftada buluşma sözüyle sona erdi.