Kitap: Hrant

Everest Yayınları
Yazar: Tûba Çandar

Türkiyeliyim… Ermeni’yim… İliklerime kadar da Anadoluluyum. Bir gün dahi olsa, ülkemi terk edip geleceÄŸimi “Batı” denilen o “hazır özgürlükler cenneti”nde kurmayı, baÅŸkalarının bedeller ödeyerek yarattıkları demokrasilere, sülük misali yamanmayı düşünmedim. Kendi ülkemi de o türden özgürlükler cennetine dönüştürmek ise temel kaygım oldu.

Åžu anda yaÅŸayabildiÄŸim ya da yaÅŸayamadığım haklara da bedavadan konmadım, bedelini ödedim, hâlâ da ödüyorum…

Kolay bir süreç deÄŸil yaÅŸadıklarım… Ve ailece yaÅŸadıklarımız. Ciddi ciddi, ülkeyi terk edip uzaklaÅŸmayı düşündüğüm anlar dahi oldu. Özellikle de tehditler yakınlarıma bulaÅŸtığında… O noktada hep çaresiz kaldım.

“Ölüm-kalım” dedikleri bu olsa gerek… Bütün bunlar olurken ÅŸu gerçeÄŸi de tek güvencem sayacağım.

Evet, kendimi bir güvercinin ruh tedirginliÄŸi içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaÅŸamlarını sürdürürler. Evet, biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce…

(Hrant Dink)