Olgar: Yüzleşmeden barış olmaz

Etha.com.tr

Nor Zartonk EÅŸ Sözcüsü Norayr Olgar, Ermeni soykırımının 102. yılında olduÄŸunu hatırlatarak, “Bu ülkede yaÅŸamak için bir barış umudumuz varsa bu asla yüzleÅŸmeden olmaz” dedi.

Nor Zartonk, Ermeni Kültürü ve Dayanışma DerneÄŸi binasında “2017’de Soykırım ve YüzleÅŸmenin Önemi” konulu panel düzenledi.

Panelde ilk sözü alan Nor Zartonk EÅŸ Sözcüsü Norayr Olgar, Ermeni soykırımının tarihçesi hakkında bilgi verdi, Hamidiye Alayları’nın Ermenileri katletmesinin soykırıma giden ilk süreç olduÄŸunu söyledi. Daha sonrasında Adana Pogromu’yla soykırıma giden sürecin devam ettiÄŸini belirten Olgar, bölgede büyük bir Ermeni katliamı yaÅŸandığını kaydetti. 24 Nisan 1915’de İstanbul’da aydınların tutuklanmasıyla soykırımın baÅŸladığını ifade eden Olgar, daha sonra Ermenilerin en aza indirilmek istendiÄŸini vurguladı.

Ermenilerin soykırımdan önce 2 milyon kiÅŸi olduÄŸunu, ÅŸimdi 50 bine düşürüldüğünü kaydeden Olgar, “Bu katliam sürecine gidiÅŸ Osmanlı döneminde Osmanlı’nın toprak kaybetmesiyle birlikte, hakim millet kaygısı içerisinde Abdülhamit’in ümmet politikasıyla Hristiyan halkları üzerinde terör estiriliyor. Süryani, Rum ve Ermeni halkları yok etme politikası uygulanıyor. Ermenilerin desteÄŸiyle ‘özgürlük, eÅŸitlik’ ÅŸiarıyla iktidara gelen Terakki Cemiyeti soykırımı planlıyor” dedi.

Soykırımı uygulamak istemeyen valilerin, yetkililerin olduÄŸunu kaydeden Olgar, yerlerine uygulayabilecek valiler atandığını hatırlattı. Olgar, ÅŸunları kaydetti: “Ermeniler Der Zor Çöllerine sürgün ediliyor. Soykırım sonrası Malta’ya sürgünler ya da idamlar oluyor. Emval-ı Metruke yasası kapsamında Ermenilerin malları gasp ediliyor.”

ERMENİLERİN KÜLTÜRLERİ YOK EDİLMEYE ÇALIŞILDI

Devletin “vatandaÅŸ Türkçe konuÅŸ” kampanyaları yaptığını hatırlatan Olgar, Ermenilerin dillerinin, kültürlerinin yok etmeye çalıştığına dikkat çekti. Hrant Dink’in soykırım gerçeÄŸini korkusuzca anlattığını söyleyen Olgar, Hrant’ın yüzleÅŸmenin ne kadar önemli olduÄŸunu, Türkiye’nin böyle demokratikleÅŸebileceÄŸini söylediÄŸini ifade etti. Türkiye’nin demokratikleÅŸmesini isteyen bir yazar olan Dink’in katledildiÄŸini söyleyen Olgar, “Sonra zorunlu askerliÄŸini yaparken Sevag Balıkçı’nın katledildiÄŸini görüyoruz. Sevag’ın cinayeti kaza deÄŸildi, bir nefret cinayetiydi. Daha sonra Samatya’da Ermeni yaÅŸlı kadınlara yönelik saldırılar kapsamında Maritsa Küçük katledildi” diye konuÅŸtu.

YÜZLEŞME ÖZÜRLE OLMAZ

İmha, inkar ve asimilasyon politikasının devam ettiÄŸine dikkat çeken Olgar, sözlerine ÅŸu ÅŸekilde devam etti: “Biz Ermeniler olarak bu topraklarda yüzleÅŸmenin sadece bir özürle deÄŸil, Ermeni ve Türk halklarının birlikte yaÅŸama umudunu büyütecek adımlar atılmasını istiyoruz. Soykırımın bir çok faili var ve bu failler ders kitaplarında kahramanlaÅŸtırılıyor, soykırımın faillerini teÅŸhir edilmesi gerekiyor. Anadolulu Ermeniler, insanlar anayurtlarına dönebilmeli, eÅŸit yurttaÅŸlık talebi olmalı. Bu ülkede yaÅŸamak için bir barış umudumuz varsa bu asla yüzleÅŸmeden olmaz.”

TÜRK HALKININ KENDİSİYLE YÜZLEŞMESİ GEREKİYOR

Yazar Ümit Kıvanç ise soykırım konusunda atılmış ciddi bir adım olmadığını vurguladı, soykırımla Türk halkının kendisi için yüzleÅŸmesi gerektiÄŸinin altını çizdi. Sokaktaki halka soykırımı anlatmanın önemini vurgulayan Kıvanç, “İnsanların bu acıyı hissetmesi gerekiyor öncelikle, ideal olan insani hedef, bu ayıptan utanç duymak ve bunun için mücadele etmek olmalı. Uyanması gereken ÅŸey bir toplumsal vicdandır, dünyadaki herÅŸey toplumsal vicdana karşı çalışıyor. Ben baÅŸka bir çıkar yolu olduÄŸunu düşünmüyorum” dedi.

‘SÜNNİLER SORUMLULUK ALMALI’

Son olarak söz alan Nor Zartonk üyesi Avukat Diren Cevahir Åžen, soykırımın bu coÄŸrafyanın en büyük meselesi olduÄŸunu kaydetti, soykırımla yüzleÅŸmeden barışın gelmeyeceÄŸini vurguladı. O dönem soykırımda Sünni Müslüman tebanın çok ciddi sorumluluÄŸu olduÄŸunu söyleyen Åžen, sözlerini ÅŸu ÅŸekilde sürdürdü: “Özür dilemek yüzleÅŸmenin bir parçasıdır ama bu coÄŸrafyada bu kadar sistematik bir katliam, vebali hepimizin omzunda. Sorumluluk alarak olur, bunu anlatmakla yüzleÅŸmek olur. Burada Ermenilere insanca eÅŸit koÅŸullarda yaÅŸam vaadetmek zorundayız. Bu konuda farkındalık çok önemli, özellikle sünnilerin sorumluluk alması gerekiyor. Memlekette barış gelmesine umudumuz olmalı.”