Oyumuz HDP ve Selahattin Demirtaş’a!

2001 krizi sonrası tepki oylarını toplayarak ve yüzde on barajının antidemokratik etkisiyle tek başına iktidara gelen Erdoğan neoliberal politikaların tavizsiz bir uygulayıcısı oldu. Devletin ve toplumsal yapının bu perspektifle yeniden dizaynını gerçekleştirdi. Dünyada finansamanın ucuz ve kolay sağlandığı bu dönemde bir refah halüsinasyonu ile desteğini arttırdı. Uluslararası konjonktürün değişmesi ile birlikte iktidar bloğu içinde çeşitli çatlaklar görünür olmaya başladi. 17 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları ile ayyuka çıkan iktidar bloku içindeki menfaat çatışmaları şiddetlenerek sürdü ve 15 Temmuz 2017’de en tepe noktasına ulaştı.

HDP’nin 7 Haziran 2015 seçimlerinde elde ettiği başarı 2002 yılından beri süren AKP iktidarını fiilen sona erdirdi. Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarı tekrar ele geçirmek için devlet terörüne ve baskıcı yöntemlere yöneldi. İktidar bloğu içindeki çatışmalar, bozulan ekonomik göstergeler, batağa saplanmış bir dış politika ve kuvvetlenen muhalefet karşısında iktidarı sürdürmenin yolu olarak diktatöryal bir sistem görülmüş ve bu bağlamda anayasa değişikliği yapılmıştır.

Bugün, ülkede tüm denetim ve yargı mekanizmaları çökertilmiş, hapishaneler muhaliflerle doldurulmuş, ana akım medya hükümetce tek elde toplanmış, meclis devre dışı bırakılmış, OHAL ile tek adam sistemine fiilen geçilmiş olsa da git gide ağırlaşan ekonomik kriz AKP’yi baskın seçim yapmaya mecbur bırakmıştır.

Bugün, Türkiye’de, insan hakları, demokrasi, eşitlik, adalet gibi kavramların günden güne erimektedir. Bu durumdan kuşkusuz tüm Türkiye halkları gibi Ermeniler de paylarına düşeni almaktadır. Bugün Ermeniler’in patriklerini ve vakıf yöneticilerini seçme hakkı hukuksuz olarak engellenmektedir. Kilise hukuku ve gelenekleri çerçevesinde Değabah (Patrik Kaymakamı) seçilen sayın Başepiskopos Karekin Bekçiyan’ın görevini icra etmesine hükümetce engel olunmuş ve yerine belediyelere atanan kayum misali Başepiskopos Ateşyan atanmıştır. Erdoğan, tüm toplum üzerinde oluşturmaya çalıştığı mutlak iktidarı, Ermeniler özelinde patrikhaneyi bir devlet dairesine dönüştürerek oluşturmaya çalışmaktadır. Ermenilerin inanç özgürlüğü açıkca ihlal edilmektedir.

Kilise ve okullarımıza yönelik sıklaşan ırkçı saldırılar, bürokrat ve siyasetçilerin ezilen halklara ve kendinden olmayanlara yönelik kullandığı ayrıştırıcı, ötekileştirici ve ırkçı söylemler toplumu büyük bir kutuplaşmaya götürmekte ve özellikle öteki olan herkesin bu topraklardaki yaşama istencini azaltmakta, ülkemizi çoraklaştırmaktadır.

Tüm bu kötü tablo içerisinde Türkiye’deki gidişatı değiştirecek olan tek güç HDP’dir. 7 Haziran seçimlerinde AKP iktidarını sonlandıran HDP’nin sabık eş genel başkanı Selahattin Demirtaş bu sebeple iki yıldır rehin tutulmaktadır. Televizyonların muhalefet liderlerini sansürlediği, adaylar hiçbir şekilde eşit bir yarış içerisinde olmadığı, OHAL düzeni altında gidilen bu seçimlerde adayımız ve umudumuz bir kez daha Selahattin Demirtaş‘tır. Başta Ermeni halkı olmak üzere Türkiye içinde ya da dışında tüm seçmen dostlarımızı bu yönde oy kullanmaya, seçim çalışmalarına destek vermeye ve nihayet sandığa sahip çıkmaya davet ediyoruz.

HDP ile birlikte demokrasinin, barışın, umudun, eşitliğin sesini bir kez daha meclise taşımaya kararlıyız! Kendinden olmayan herkesi suçlu ilan eden, sadece ve sadece BEN diyen bir rejime karşı BİZ varız, buradayız diyoruz!

Oylar umuda, oylar Demirtaş’a!
Senle Değişir…

Նոր Զարթօնք / Nor Zartonk