Kızılbayrak
19 Ocak 2006 tarihinde genel yayın yönetmenliğini yaptığı İstanbul Şişli’deki Agos gazetesi önünde katledilen Ermeni gazeteci Hrant Dink, ölümünün 3. yıldönümünde çeşitli illerde gerçekleştirilen eylem ve etkinliklerle anıldı.
İstanbul
İstanbul’da Agos gazetesi önünde gerçekleştirilen anmanın yanısıra akşam da İstiklal Caddesi’nde meşaleli yürüyüş gerçekleştirildi.
İstanbul’da Şişli Osmanbey’deki Agos gazetesinin önünde öğle saatlerinde toplanan binlerce kişi Ermenice ve Türkçe türküler eşliğinde anma töreni için bekleyişini sürdürdü.
Halaskargazi Caddesi üzerindeki Agos gazetesi önünde “Katili tanıyoruz, adalet istiyoruz” sloganıyla gerçekleşen törene katılımlar her geçen dakika arttı.
Dink’in “Tek yolumuz bir arada yaşamayı savunmak olmalı. Bu yol, hem aklın, hem vicdanın gereği” sözlerinin yazılı olduğu bir pankart Agos gazetesi önünde göze çarparken Hrant’ın arkadaşları, dostları, ilerici ve devrimciler mumlar yakarak, binanın önüne karanfiller bırakarak Hrant’ı andılar.
Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz!
Binlerce kişinin kar yağışı altındaki bekleyişi sürerken Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, kızları Sera ve Delal ile oğlu Arat da Agos Gazetesi’ne geldiler. Ermenice çalınan “Sarı Gelin” türküsü eşliğinde saygı duruşunda bulunan binlerce kişi “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz!”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant!” sloganlarını hep bir ağızdan attı.
Katil devlet hesap verecek!
Agos önündeki anma törenine katılan ilerici ve devrimciler de güçlü bir biçimde “Katil devlet hesap verecek!”, “Susma haykır halklar kardeştir!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Hrant için adalet için!” sloganlarını haykırdılar.
Tören sırasında ses aracına çıkan Rakel Dink kitleyi selamlarken Hrant Dink’in oğlu Arat Dink bir konuşma yaptı.
Arat Dink: “Mahkeme bizimle dalga geçmedi mi?”
Törende kitleye seslenen Hrant Dink’in oğlu Arat Dink, mahkemenin kendileriyle dalga geçtiğini vurguladığı konuşmasında şöyle seslendi:
“Üç yıldır bizimle dalga geçerken yalnızlar mıydı? Tek tek örnek vermeli miyim? Babam, öldürülmeden üç gün önce bir yazı yazdı. ‘Valilikte haddim bildirilmeye çalışıldı’ diye. İki istihbaratçı da vardı orada. Mahkeme ‘O kişiler kim?’ diye soru sordu, 1.5 sayfa masal anlattılar. Mahkeme, ‘Yeni cevaba gerek yok, yeterli’ dedi. Mahkeme, bizimle dalga geçmedi mi?
Hiddetim, öfkem ve acım nedeniyle bazı arkadaşlarımız cam çerçeve indirmesin. Ben bu dünyanın camını çerçevesini kırmak istiyorum. Babamın büstü var içeride, onu oda kırmak istiyorum. Ben büstleri değil, insanları seviyorum. Üç yıl önce yapıldığı gibi kalabalık olup, vatanı koruyabilmemiz lazım. Vakur duruşu koruyabilmek lazım.
‘Kafes Planı’ diye bir plan ortaya çıktı, ‘Hrant Dink operasyonu’ diyor. Medya yazdı mı? Gayrı Müslümlerin üzerine korku salmaktan bahsediyor. Yargıtay kararını anlatmak için babamın dilinde tüy bitti. ‘Kışkırtılacak kadar Ermeni kalmadı’ denilmişti. 100 yıl önce avdık, şimdi yem olduk.”
Tören, konuşmaların ardından sona erdi.
Ergenekon Caddesi, Hrant Dink Caddesi oldu
Agos önündeki anma töreninin ardından Osmanbey’deki Ergenekon Caddesi’ne geçen Barış İçin Sanat Girişimi üyeleri gerçekleştirdikleri basın açıklamasının ardından “Ergenekon Caddesi”nin tabelasını indirerek caddenin adını “Hrant Dink Caddesi” olarak değiştirdiler.
Taksim’de yürüyüş
İlerici ve devrimci kurumlar, saat 19.00’da Taksim Tramvay Durağı’ndan Beyoğlu Tünel’e gerçekleştirdikleri meşaleli yürüyüş ile Hrant Dink’i birkez daha anarak, “Hesabını soracağız” dedi.
Eylemde, “Hrant hesabını soracağız” pankartı ile meşaleler taşındı. Eylem, Türkiye’de yaşayan Ermeni gençlerin Dink’in öldürülmesinden sonra kurduğu savaş ve ayrımcılık karşıtı oluşum Nor Zartonk’un çağrısı ile Ekim Gençliği, YDG, Partizan, Sosyalist Umut Derneği, BDSP, EHP, DHF, Aka-Der, İstanbul Ahali ve Demokrasi için Birlik Hareketi tarafından örgütlendi.
Taksim Tramvay Durağı’nda biraraya gelen ilerici ve devrimciler, buradan sloganlarla Galatasaray Lisesi önüne yürüdü. Yürüyüş boyunca, “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Türk, Kürt, Ermeni yaşasın halkların kardeşliği!”, “Hepimiz Hrantız hepimiz Ermeniyiz!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz!, “Katil devlet hesap verecek!”, “Bıji bratiya gelan!”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant!”, “Hrant hesabını soracağız!” sloganları atıldı.
Öfkeli sloganlarla Hrant, Alaattin, Aydın ve sermaye devleti tarafından katledilenler için atıldı.
Ermenice, “Hrant seni unutmayacağız!” sloganlarının da atıldığı eylemde, Hrant Dink, Alaattin Karadağ, Aydın Erdem, Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz’ın isimlerinin okunması kitle tarafından “Aramızda!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “Siyasi cinayetler aydınlatılsın!” sloganları ile karşılandı. Eylemde ayrıca, “TEKEL işçisi yalnız değildir!” sloganı ile TEKEL işçileri de selamlandı. Sloganların öfkeyle atıldığı eylemde, ajitasyon konuşmalarıyla, ıslık ve zılgıtlarla devletin katliamcı yüzü teşhir edildi.
Yürüyüşün sonunda Galatasaray Lisesi önünde Ermenice ve Türkçe basın açıklaması gerçekleştirildi. Ermenice olarak basın açıklamasını Tabita Toparlak gerçekleştirdi. Türkçe basın açıklamasını ise Sayed Tekir okudu. Tekir yaptığı açıklamada, Hrant Dink’in katledildiği, 19 Ocak 2007’den bu yana 3 yıl geçtiğini ve 3 yıldır adalet taleplerinin devam ettiğini söyledi. İlk günden beri Rakel Dink’in işaret ettiği karanlığı, yani Hrant’ın gerçek katillerini tanıdıklarını ve bildiklerini söyleyen Tekir, Uğur Kaymaz’ı, Ceylan Önkol’u katledenle, cezaevlerindeki devrimci tutsakların tedavilerine engel olan ve ağır hastalıklarına rağmen tahliye etmeyip ölmelerine sebep olanın aynı karanlık olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
Hep aynı karanlık
“Engin Çeber, Alaattin Karadağ, Aydın Erdem ve daha bir çok insanı, polis şiddetiyle ve işkenceyle aramızdan alan hep aynı karanlıktı. Aynı karanlık Bursa’da 19 maden işçisini katletti ve her insanın canına beş bin lira fiyat biçti. Tuzla tersanelerinde 131 işçiyi ‘iş kazası’ adı altında katleden, direnişteki TEKEL ve itfaiye işçilerine saldıran yine oydu. Gerek mecliste gerek sokakta linç girişimlerinin hep baş aktörüydü. Yetkililere göre bu karanlığın adı hassas, duyarlı vatandaşlardı.”
Tekir; karanlığı gören, duyan, ondan canı yananlar olarak, ve bu davanın mağdurları olarak, nefretten ve düşmanlıktan beslenenleri, bu ülkede yaşayan tüm halkların kardeşçe yaşamasına engel olanları bildiklerini belirterek, “Hiçbirimiz karanlık aydınlanana kadar rahata eremeyeceğiz. Bu karanlığın yaratıcılarının hala sokaklarda kol gezdiğini ve birgün yine canımızın yanacağını biliyoruz” dedi. Bu yüzden yılmadan mücadele ettiklerini söyleyen Tekir, birilerinin kendilerini sürekli kandırmaya, susturmaya, korkutmaya, sindirmeye, çalışırken mücadele etmemek gibi bir seçeneklerinin olmadığını, yeryüzünde haksızlık ve sömürü devam ettikçe mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti. Bu ülkenin onurlu insanlarının, devrimcilerin, işçilerin, emekçilerin alışkanlık haline gelen suskunluğa hep karşı çıktığını, durmadıklarını ve durmayacaklarını söyledi.
Basın açıklamasının ardından kitle öfkeli sloganlarla Beyoğlu Tünel’e yürüdü. Yürüyüşün sonunda burada yapılan konuşmada; 8 Şubat’ta gerçekleşecek cinayet davası duruşmasına kitlesel destek çağrısı yapıldı. Eylem sloganlarla son buldu. Kitle dağılırken de İstiklal Caddesi boyunca slogan ve marşlar söylediler.
Adana
Adana Barış Meclisi Hrant Dink’in ölüm yıldönümünde gerçekleştirdiği eylemle aradan üç yıl geçmiş olmasına rağmen tıpkı daha önceki siyasi cinayetler gibi bu cinayetin de aydınlatılmamasını protesto etti.
Saat 12.30’da İnönü Parkı’nda bir araya gelen Adana Barış Meclisi üyeleri adına yapılan konuşmada Hrant Dink’e sıkılan kurşunların Türkiye halklarına, barış ve demokrasi mücadelesine sıkıldığı ifade edildi.
Açıklamada, Dink’in katledildiği güne kadar mücadelesinden vazgeçmesi için birçok kez tehdit edildiği ancak kendisinin ezilenlerden yana tutumunu değiştirmediği, öldürülmesiyle de amaçlananın bu mücadele olduğu ifade edildi.
Hrant Dink’in katledilişinin yıldönümünde bir katil olan Mehmet Ali Ağca’nın serbest bırakıldığı ve kahramanlar gibi karşılandığı, Ağca’nın katlettiği Abdi İpekçi cinayetinin ardındaki gerçeklerin aydınlığa kavuşturulamadığı ifade edildi.
Açıklamada bu katliamlara rağmen birlikte yaşamanın ve özgürlüklerin savunucusu “Hrant”ların susmayacağı vurgulandı.
Açıklama Adana Barış Meclisinin mücadele çağrısıyla sona erdi.
Bursa
Hrant Dink, katledilişinin 3. yılında Bursa’da anıldı. Saat 12.00’de Setbaşı/Mahfel önünde toplanan Hrant’ın arkadaşları, sendikalar ve aralarında BDSP’nin de bulunduğu ilerici devrimci kurumlar “19 Ocak’ta Hrant için adalet için! Katili tanıyoruz, adalet istiyoruz!” pankartı açarak sloganlarla Kent Müzesi’ne doğru yürüyüşe geçtiler.
Kent Müzesi önüne gelindiğinde Hrant’ın arkadaşları adına Rüstem Avcı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, Hrant’ın katledilmesinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen katledenlerin hala elini kolunu sallayarak dolaştığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“Bebekten katil yaratan zihniyetin eline silahı tutuşturduğu bir iki gencin hem kahraman edasıyla karşılandığı hem de göstermelik yargılandığı ve her geçen gün adaletin karalık dehlizlere itildiği üç yıl içerisinde biliyoruz katilleri… Biliyorlar katilleri… Susuyorlar, koruyorlar.”
Hrant Dink cinayetinin arkasındaki asıl gücün devlet olduğunun belirtildiği açıklama bezirganlar saltanatına karşısında asla susulmayacağı ifade edilerek sona erdi.
Yoğun yağmur altında geçen ve “Faşizme karşı omuz omuza”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Biji bratiya gelan”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant!”, “Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeni’yiz!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “Katillerden hesabı emekçiler soracak!” sloganlarının atıldığı eyleme yaklaşık 200 kişi katıldı.
Eskişehir
Eskişehir’de, aralarında BDSP, EHP, ESP-G, TÖP, ÖDP, SDP, EMEP ve Halkevleri’nin bulunduğu kurumlar, bugün saat 17:15’te İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelerek Adalar Migros önüne bir yürüyüş gerçekleştirdiler.
Burada yapılan basın açıklamasında, Hrant Dink’in katillerinin hala cezalandırılmadığına değinilerek ve katillerin yıllardır olduğu gibi yine aklanmaya çalışıldığı vurgulandı. Açıklamada, Selendi’de ve Edirne’de gerçekleştirilen saldırılarla kontrgerilla devletinin gerçek yüzünün birkez kez daha ortaya çıktığı da ifade edildi.
Eylemde, 19 Kasım 2009 akşamı faşist cellatlar tarafından katledilen Alaattin Karadağ yoldaşın fotoğrafları da taşındı.
Ankara
Ankara’da gerçekleştirilen iki ayrı eylemle Hrant Dink anıldı.
Saat 18.00’de SSK İş Hanı önünde toplanan TKP, ÖDP, EMEP, TMMOB, KESK ve Hrant’ın Arkadaşları Yüksel Caddesi’ne yürüyüş gerçekleştirdi.
Yüksel Caddesi’nde gerçekleştirilen açıklamada Hrant Dink’in katledilmesinin ardından 3 yıl geçmiş olmasına rağmen Hrant’ın katillerinin hala serbestçe dolaştığı ifade edildi. Devletin bütün kurumlarıyla soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesinin önüne geçtiğinin söylendiği açıklamada, Hrant’ın onurlu bir kardeşlik ideali bıraktığı ifade edildi.
750 kişinin katıldığı eylemin ardından Türk-İş önüne bir yürüyüş gerçekleştirilerek TEKEL işçileri ziyaret edildi. Burada da Hrant ile ilgili bir konuşma yapıldı.
Bir diğer eylem de İHD Ankara Şubesi, ÇHD Ankara Şubesi, Ankara Halkevleri, SES Ankara Şubesi, BDP, EHP, Sosyalist Parti Ankara İl Örgütleri, ESP-G, Ekmek ve Özgürlük, TÜM-İGD, Kaldıraç, Aka-DER, DHF, Ankara 78’liler Birlik ve Dayanışma Derneği, Devrimci 78’liler Federasyonu ve TÖP tarafından gerçekleştirildi.
Saat 19.00’da Yüksel Caddesi’nde “Türk-Kürt-Ermeni Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant” sloganları ile başlayan basın açıklamasında, geçmişte gerçekleştirilen katliamlara da vurgu yapılarak işlenen faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmadığı ve karanlığın devam ettiği vurgulandı.
400 kişinin katıldığı eyleme BDSP de destek verdi.
Kocaeli
Kocaeli Barış Meclisi’nin düzenlediği ve çeşitli devrimci ve demokrat kurumların da destek verdiği Hrant Dink anması 19 Ocak saat 17.30’da sloganlar ve alkışlar eşliğinde Yürüyüş Yolu başında başladı.
Buradan, sloganlarla şehir merkezinin de içerisinden geçilerek İnsan Hakları Parkı’na yüründü. Eylemde, “Faili meçhuller aydınlatılsın, sorumlular yargılansın!” pankartı açılırken, yürüyüş çoşkusu ile Kocaeli halkının ilgisini çekti. Faşizme karşı halkların kardeşliğini haykıran kitle sürekli ”Faşizme inat kardeşimsin Hrant!” sloganını attı.
İnsan Hakları Parkı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasında topluma şoven, milliyetçi anlayışların ve sivil linç kültürünün dayatıldığı söylendi. Emekçilerin hangi milletlere mensup olursa olsun çıkarlarının ortak olduğu söylendi.
Alaattin Karadağ selamlandı
Yaklaşık üçyüz kişinin katıldığı yürüyüş esnasında sıklıkla”Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniziyiz!”, ”Hrant’ın katili faşist devlettir!”, ”Faşizme inat, kardemşimsin Hrant!”, ”Faşizme karşı omuz omuza!”, ”Yaşasın halkların kardeşliği!” sloganları atılırken,19 Kasım akşamı İstanbul Esenyurt’ta faşist sermaye devletinin eli kanlı cellatları tarafından katledilen Alaattin Karadağ da unutulmadı. Karadağ, sloganlarla selamlandı.