Main menu:



















Arama

Arşiv

Arşiv

Geleneksel Nor Zartonk Pikniğinde Buluşuyoruz!

Şarkılarla, türkülerle, halaylarla Heybeliada’da buluşuyoruz siro seğan (սիրո սեղան) sevgi sofrası etrafında eşitlik, özgürlük, barış için toplanıyoruz.

Not: Yiyeceklerimizi kendimiz getirip bereketli bir sofra kuruyoruz. Müzik aleti, müzik çalar, ip,top, çuval getirmek isteyen arkadaşlar getirebilirler.

28 Mayıs Pazar – Heybeliada

Buluşma noktaları:
-09:00 Pangaltı metro önü
-09:30 Eminönü Adalar iskelesi önü
-10:00 Kadıköy Adalar iskelesi önü

Not: Günün tadını çıkarmak için toplanma saatlerinde buluşalım, vapuru kaçırmayalım!

Nor Zarotonk / Նոր Զարթօնք

Film Gösterimi ve Sohbet : Kayıp Ülkeyle Karşılaşma

Nakba’nın yıldönümünde Filistin diasporası ve Ermeni halkı bir araya geliyor!

Film gösterimi ve sohbet:

Kayıp Ülkeyle Karşılaşma
Yönetmen: Maryse Gargour
16 Mayıs SALI, 19.30

Adresi:
Ermeni Kültürü ve Dayanışma Derneği
Hüseyinağa Mah., İstiklal Cad., Sahne Sok., No: 5A D:5 34430 Balıkpazarı Beyoğlu / İstanbul

Telefon: 0212 245 79 91 – 0532 162 95 17
E-mail: info@ermenikultur.org

15 Mayıs 1948, Filistin halkının “Büyük Felaket” günüdür. Siyonistlerin Filistin topraklarının geniş bir kısmına el koyduğu ve kanlı bir tehcir süreciyle yüz binlerce Filistinliyi yurtlarından çıkardığı gündür. Filistinlilerin “Nakba” adını verdiği bu felaket, tarihte kalmış bir olay değil, 69 yıldır süren bir gerçekliktir. Bugün işgal ve yerleşim büyüyerek devam ederken, Filistin halkının evlerine ve topraklarına el koyma, özgürlüklerine ve canlarına kast etme saldırıları artarak devam ediyor ve sayıları 6 milyonu geçen Filistinli mültecinin evlerine dönüş hakkı inkâr ediliyor. Ezilen halkların ortak mücadelesini büyütmek, katliam ve soykırımların hesap sormak için tüm dostlarımızı film gösterimi ve ardından sohbetimize davet ediyoruz

BDS Türkiye
Nor Zarotonk / Նոր Զարթօնք

Suny: Zor mesele es geçilmiş oldu

Ronald Grigor Suny
Agos

Dünyanın önde gelen Sovyet dönemi tarihçilerinden ABD’li Ermeni akademisyen Ronald Grigor Suny, 24 Nisan’da Tünel’de gerçekleştirilen anma törenine katıldı, hem törene ilişkin izlenimlerini satırlara döktü, hem de ABD Başkanı Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarını değerlendirdi.

24 Nisan 2017 günü hava güzel ancak Ermeni Soykırımı’nın 102. yıl dönümü anması için toplanan kalabalık küçüktü. Polis kordonuyla sarılıp bariyerlerle çevrelenmiş yüzlerce kişi, bir asır önce olanlara tanıklık edip çoğu Anadolu’nun derinliklerinde katledilmek üzere 24 Nisan 1915’te İstanbul’da alınan şehit aydınları ve siyasetçileri anmak için Tünel’de toplandı. Devamını oku: Suny: Zor mesele es geçilmiş oldu �

Soykırımın şifresi çözüldü

Taner Akçam
Agos

Tarihçi Taner Akçam, Teşikilatı Mahsusa ve İttihat Terakki yöneticisi Bahaettin Şakir’in 4 Temmuz 1915 tarihli Ermenilerin sürgün ve imhalarını koordine etmek amaçlı telgrafının şifresini çözdü. Telgrafı içeren belgenin üstündeki antet ise telgrafın orijinal olduğunu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlıyor.

Elimizde, Bahaettin Şakir’e ait, 4 Temmuz 1915 tarihinde, İttihat ve Terakki Elâzığ (Harput) Müfettişi Nazım Bey’e iletilmek üzere, Vali Sabit Bey’e çekilmiş bir telgraf var. Devamını oku: Soykırımın şifresi çözüldü �

HDK-Almanya Soykırım Konferansı düzenledi

Elif Sonzamancı
Pirha.net

‘1915’ten günümüze Soykırımlara Hayır’ konferansında Mehmet Bayrak, George Aryo, Alexis Kalk, Ali Mitil, Faysal Sarıyıldız ve Şükran Sincar katıldı.

Konferansta açılış konuşmasını Mahmut Şakar yaptı. Açılış konuşmasının ardından sanatçı Mehmet Akbaş küçük bir dinleti verdi.

Moderatörlüğü Elif Sonzamancı tarafından yapılan konferansın ilk oturumunda soykırım tarihi ele alındı. Devamını oku: HDK-Almanya Soykırım Konferansı düzenledi �

Türkiye’den kaçma duygusu

İrfan Akan
Gazeteduvar.com.tr

İktidarın baskıcı uygulamalarından rahatsız olan milyonlarca insan ülkeyi terk etmek üzere henüz Avrupa kapılarına dayanmamış olsa da buradaki yerleşiklik duygusunu hızla yitiriyor ve tıpkı Kreuzberg’deki solcu bakkal gibi kendini “askıda” hissediyor.

Geçen gün Berlin’in “Türkiye mahallesi” Kreuzberg’de bir bakkal, 25 yıldır Almanya’da yaşadığını ama gözünün hep kapı eşiğindeki bavulunda olduğunu söylüyor ve ekliyordu: “Bize öyle bir şey yaptılar ki, burada duramıyorum, ama Türkiye’ye gittiğimde orada da kalamıyorum. Ne oralı kalabildim ne buralı olabildim. 25 yıldır havada asılı kalmış gibiyim.” Devamını oku: Türkiye’den kaçma duygusu �

KONDA’nın referandum raporunda ‘geçersiz oy’ kuşkusu: Açıklayamadığımız bir durum var!

İnan Ketenciler
T24.com.tr

Türkiye’nin saygın kamuoyu araştırması kurumu KONDA’nın yüzde 48,59’luk ‘hayır’ oyuna karşılık yüzde 51,41’le ‘evet’ oyuyla ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’nin kabul edildiği referanduma ilişkin sandık ve seçmen analizi yayımlandı. Analizde, “Geçersiz oyların en düşük olduğu iller genellikle batı illeriyken, en yüksek geçersiz oyun olduğu illerin tümü ‘hayır’ oylarının ağırlıklı olduğu Kürtlerin çoğunlukta olduğu illerde görülmektedir” dendi. 16 Nisan’a ilişkin tahminleri referandum sonuçlarıyla çakışan KONDA’nın analizinde, geçersiz oy tartışmalarının yargıya taşındığı referanduma ilişkin olarak “Bu illerdeki geçersiz oy yüksekliğinin ne kadarının bilinçli bir protesto sonucu olduğu ne kadarının sandık kurullarının insiyatifleriyle oluştuğunu kestirmek güç olsa da özel olarak odaklanılması gereken sandıkların olduğu iller olduğu da açıktır” ifadelerine yer verildi. Devamını oku: KONDA’nın referandum raporunda ‘geçersiz oy’ kuşkusu: Açıklayamadığımız bir durum var! �

Basın Özgürlüğünün Üç Ayı: Durum Hakikaten Feci

Bianet.org

15 Temmuz darbe girişimiyle uygulanan ve bir yıla uzanan Olağanüstü Hal (OHAL) yönetimi gazetecilik hakları ve temel hak ve özgürlüklerinin çiğnenmesi ve yargının keyfiyete teslim edilmesi nedeniyle Avrupa Birliği’yle ilişkileri iyiden iyiye bozdu.

Özellikle Die Welt muhabiri Deniz Yücel’in onlarca gazeteci gibi ağır tecrit altında hapishanede tutulması Almanya ile ilişkileri gerdi. Anayasa Mahkemesi (AYM), Şahin Alpay, Nazlı Ilıcak, Murat Aksoy, Atilla Taş, Kadri Gürsel, Murat Sabuncu, Musa Kart, Turhan Günay gibi 20’ye yakın gazetecinin başvurusunu geçiştirirken başvurular Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde “öncelikli inceleme” konusu yapıldı. Devamını oku: Basın Özgürlüğünün Üç Ayı: Durum Hakikaten Feci �

16 yaşındaki çocuk işçi 1 Mayıs’ta hayatını kaybetti!

Birgün

Adana’da mobilya atölyesinde çalışan 16 yaşındaki çocuk işçi Ömer Faruk Sever 1 Mayıs günü yaşanan iş cinayetinde asansörde sıkışarak hayatını kaybetti.

DHA’nın haberine göre; Adana’da mobilya atölyesinde çalışan çocuk işçi 16 yaşındaki Ömer Faruk Sever 1 Mayıs günü yük asansörünün kabini ile duvar arasında sıkıştı. Kafası ezilen Sever, olay yerinde hayatını kaybetti. Devamını oku: 16 yaşındaki çocuk işçi 1 Mayıs’ta hayatını kaybetti! �

Düzenlemeler, Tepkiler, Hak Aramalar

Bianet.org

Raporlar, tepkiler, soru ve araştırma önergeleri, kanun teklifleri, dayanışma, ödüller, cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanlardan açıklamalar, işten çıkarmalar ve işten “ayrılmalarla” habercilikte Ocak-Şubat-Mart 2017.

Hükümet, 19 Nisan’dan itibaren üç ay daha uzatılan Olağanüstü Hal (OHAL) yönetimiyle medya alanının “milli güvenlik” gerekçesiyle daha da daraltılmasına yönelik düzenlemelere başvurmaya devam etti. Bir yandan, Referandum öncesi özel görsel işitsel medya organları için “adil yayın” zorunluluğunu ortadan kaldıran iktidar, diğer yandan, “Son dakika” haberlerini, olay anı ve sonrası görüntülerinin yayımını yasakladı. Devamını oku: Düzenlemeler, Tepkiler, Hak Aramalar �

Küresel pastada emekçinin payı geriliyor

Hayri Kozanoğlu
Birgün

2017’nin 1 Mayısı’nda da bize düşen demokrasi, hukuk, Aydınlanma ve laiklik mücadelesini, ‘sınıf mücadelesiyle’ birleştirebilmektir. Ancak o zaman, ‘zorbalar kalmaz gider’

IMF raporlarından dünya ekonomisinin encamını, küresel sermaye açısından olası riskleri ve öngörüleri iki yetkin iktisatçının, Korkut Boratav’la (BirGün 28 Nisan 2017), Mustafa Sönmez’in (Al Monitor 27 Nisan 2017) kaleminden okumanız tavsiye edilir. Devamını oku: Küresel pastada emekçinin payı geriliyor �

Almanya: Bunaltı Göçü

Bianet.org

Konuştuklarımızın ortak paydasının Gezi Parkı direnişi ve sonrası olması ister istemez aklımıza bu yeni olan diasporaya, bir katman olarak ‘Gezi Diasporası’ adını koymaya yönlendiriyor bizi.

Almanya’da görüşlerine başvurduğumuz ve hayatlarına da tanıklık ettiğimiz bu insanların ortak noktası yaşamsal alanda daraltılmış hissetmeleri. Kimi çok stresli anlarda, “Ben bunaldım, bir hava alıp geleceğim” deyip bulunulan yeri terk etmek olarak anlatabiliriz içinde bulundukları ruh halini. Devamını oku: Almanya: Bunaltı Göçü �

Հաւասարութեան, ազատութեան, եղբայրութեան եւ խաղաղութեան համար միանա՛նք մայիսի 1ին

Մենք կու գանք

Մենք՝ աշխատաւորներ, գործազուրկներ, բանուորներ, մտաւորականներ, ուսանողներ, երիտասարդներ, դիմադրողներ, ԼԿՊԹ-ներ, փոքրամասնութիւններ եւ մեծամասնութիւններ… մենք կու գանք:

15 տարիէ ի վեր երկիրը ազգայնամոլութեամբ, պահպանողականութեամբ եւ կեղծ ժողովրդականութեամբ մեր ընկերային իրաւունքները խլելով ղեկավարողներուն դէմ, մենք կու գանք:

Անօրինական համակարգ մը ստեղծողներու դէմ, մեր իւրացուած քուէներուն տէր կանգնելու, արդարութիւնը եւ ժողովրդավարութիւնը պաշտպանելու համար կու գանք:

Դրամատիրական կեղեքիչ համակարգի եւ բռնակալութեան համակիրներուն դէմ մարդավայել աշխատանքի պայմանները եւ մարդավայել կեանքը պաշտպանելու համար կու գանք:

Բարձր տուրքերով եւ սեփականացումով մեր հացը խլողներուն դէմ կու գանք:

Աշխատանքային արկածներու/սպանութիւններու, մոպպինկի, ճկուն աշխատանքային ժամերու , աղքատութեան դէմ կու գանք:

Ցեղապաշտութեան, հակա-միասեռականութեան, սեռային եւ ամէն տեսակ խտրականութեան դէմ կու գանք:

Աւազակներու իշխանութիւնը քանդելու համար, Հոկտեմբերեան մեծ յեղափոխութեան ոգիով կու գանք:

Ինչպէս ամէն տարի, այս տարի եւս միասնութեան, պայքարի եւ զօրակցութեան համար կու գանք: Հաւասարութեան, ազատութեան, եղբայրութեան եւ խաղաղութեան համար մայիսի 1ին Պաքիրգիւղի շուկայի մէջ պիտի ըլլանք:

Կեցցէ՛ Մայիս 1


Հա՜, մենք ենք գալիս
Դարեւոր վշտի զրկանքի բովից,
Հալածանքների, գարշ ստրկութեան
Մոռացուած խաւից՝
Կրծքով փշրելու փառքը տիրողին,
Գահը բռնութեան, ստրուկի շղթան,
Նոր ուղի հարթել մեր նմաններին,
Արժանի կոչման, հաւասարութեան՝
Այդպէ՜ս ենք գալիս․․․։

(Բանուորները հեղինակ՝ Շուշանիկ Կուրղինյան, 1907 թ.)

NOR ZARTONK/ ՆՈՐ ԶԱՐԹՕՆՔ

Eşitlik, Özgürlük, Kardeşlik ve Barış için 1 Mayıs’a!

Biz Geliyoruz!

Biz işçiler, işsizler, emekçiler, aydınlar, öğrenciler, gençler, direnişçiler, kadınlar, LGBTQ’ler, ‘az’lar ve ‘çok’lar… Geliyoruz!

On beş yıldır memleketi milliyetçilik, muhafazakarlık ve popülizm doğrultusunda, sosyal haklarımızı gasp ederek yönetenlere karşı geliyoruz.

Hukuksuz bir düzen yaratanlara karşı, çalınan oylarımıza sahip çıkmak, adaleti ve demokrasiyi savunmak için geliyoruz.

Kapitalist sömürü sistemine ve diktatörlük kurma heveslilerine karşı insanca çalışma koşullarını ve insanca yaşamı savunmak için geliyoruz.

Yüksek vergiler ve özelleştirmeler ile soframızdaki ekmeği küçültenlere karşı geliyoruz.

İş cinayetlerine, taşeronlaşmaya, mobbinge, esnek iş saatlerine, emeğimizin çalınmasına ve yoksulluğa karşı geliyoruz.

Cinsiyetçiliğe, homofobiye, ayrımcılığa ve ırkçılığa karşı yan yana, omuz omuza geliyoruz.

“Haramilerin Saltanatı”nı yıkmak için, “Büyük Ekim”in ruhuyla, birlik olmak için geliyoruz

Nor Zartonk olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da birlik, mücadele ve dayanışma için bir araya geliyoruz. Eşitlik, Özgürlük, Kardeşlik ve Barış için 1 Mayıs’ta Bakırköy Halk Pazarı’ndayız.

Yaşasın 1 Mayıs!
Կեցցէ՛ Մայիս 1


Հա՜, մենք ենք գալիս
Դարեւոր վշտի զրկանքի բովից,
Հալածանքների, գարշ ստրկութեան
Մոռացուած խաւից՝
Կրծքով փշրելու փառքը տիրողին,
Գահը բռնութեան, ստրուկի շղթան,
Նոր ուղի հարթել մեր նմաններին,
Արժանի կոչման, հաւասարութեան՝
Այդպէ՜ս ենք գալիս․․․։


Evet, biz geliyoruz!
Yüzyılların kederinin yoksulluğunun cehenneminden
Zulümlerden, aşağılık kölelikten
Unutulmuş tabakadan
Ezenin şanını, despotizmin tacını, kölenin zincirini
Göğsümüzle un ufak etmek için
Bize benzeyenlere yeni ufuklar açmak için
Eşitliğe layık olmak için!
İşte böyle geliyoruz…

(Şuşanik Gurğinyan’ın 1907 tarihli İşçiler şiirinden bir bölüm)

Buluşma Noktaları:
Osmanbey Metro- Saat:10.00
Bakırköy Meydanı -Saat:10.30

NOR ZARTONK/ ՆՈՐ ԶԱՐԹՕՆՔ

Emek Barış Demokrasi İçin Yaşasın 1 Mayıs!


Dünyanın dört bir yanındaki milyarlarca işçi için, emekçi için, tüm ezilenler ve yok sayılanlar için her 1 Mayıs, birliğin-mücadelenin ve dayanışmanın gücüyle umudun büyütüldüğü gündür.

Yok sayılan emeğin, dünyanın dört bir yanında görkemli bir biçimde varlığını gösterdiği gündür 1 Mayıs. Dünyanın her yerinde en merkezi ve en büyük meydanlar, emeğin bu görkemli buluşmasına tanıklık eder. İşçiler özlemlerini, umutlarını, taleplerini istedikleri meydanlarda özgürce ifade eder.

Türkiye’de ise maalesef 1 Mayıs’lar iktidarlar getirdiği yasaklar ve devlet şiddetinin gölgesi altında kutlanmaktadır. 365 gün bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenlere bir gün dahi saygı gösterilmemektedir. Siyasi iktidar bir gün için dahi işçilerin taleplerine kulak vermemekte, yıllardır 1 Mayıs mitinginin kendi istediği yerde yapılmasını dayatmaktadır. “Ayaklar baş olursa kıyamet kopar” diye açıklanan bu tutum, 2017 yılında da devam etmektedir.

1 Mayıs 1977’deki kontrgerilla katliamının 40’ıncı yılında da bu dayatmanın sürdürülmüş olması ölenlere ve işçi sınıfına saygısızlık olarak tarihe geçecektir. 15 Temmuz darbe girişimine karşı, bizler de dahil olmak üzere, yurttaşların buluştuğu Taksim alanı ne yazık ki yeniden yasaklı meydan haline getirilmiştir.

Bizler dört emek ve meslek örgütü olarak, ulusal ve uluslararası mahkemelerin verdiği yargı kararlarını tanımayarak hukuksuz bir yasakta ısrar edenlerin er ya da geç bu tutumlarının hesabını vereceklerinin altını bir kez daha çizmek istiyoruz.

Hukuku, demokrasiyi, evrensel temel hak ve özgürlükleri yok saymayı bir rejim biçimi olarak benimsemiş anlayışa karşı, bu yıl her zamankinden çok daha yaygın, kitlesel ve coşkulu bir biçimde buluşmayı görev biliyoruz.

Bilindiği gibi, emekçilerin haklarını geliştirmeyen, aksine zarar veren ve tek adam rejimini dayatan bir anayasa için referanduma gidildi. Devletin tüm olanaklarının kullanılmasına, tek sesli medyaya, hayır diyenlerin engellenmesine rağmen yurttaşların en az yarısı HAYIR dedi. Böyle bir anayasa değişikliği ile ülke huzur, barış ve istikrar bulamayacaktır. Türkiye’nin acil ve yaşamsal ihtiyacı eşitlikçi, özgürlükçü, laik ve sosyal bir Anayasadır.

Ancak ülkeyi yönetenler bu gerçeklere gözünü kapatmakta, Türkiye’ye tek adam rejimi dayatmaktadır. Halkın en az yarısının HAYIR dediği bir rejim değişikliğini, cebren ve hile ile meşrulaştırma girişimlerine karşı 2017 1 MAYIS’ı çok daha anlamlı ve önemli hale gelmiştir.

2017 1 Mayıs’ı, hile-hurda ile dayatılan tek adam rejimine karşı demokrasi için, giderek derinleştirilen ve bizi Ortadoğu’daki çatışmaların ateşine sürükleyen savaş politikalarına karşı barış için, giderek pervasızlaşan emek düşmanlığına karşı emeğin hakları için, MİLYONLARIN HAYIR’LI BULUŞMALARI olarak örgütlenecektir!

Bizler dört emek ve meslek örgütü başta olmak üzere, dost kurumlarla beraber, İstanbul’da Bakırköy Halk Pazarı başta olmak üzere, Türkiye’nin her yerinde olabildiğince yaygın, kitlesel, coşkulu ve HAYIR’LI 1 Mayıs buluşmalarını birlik içerisinde örgütleyeceğimizi ilan etmek istiyoruz.

Olağanüstü Hal’e, Kanun Hükmünde Kararnamelere ve tek adam rejimine HAYIR demek için 1 MAYIS ‘TA ALANLARA!

Darbe girişimine karşı ilan edildiği iddia edilen Olağanüstü Hal ile hukukun ayaklar altına alındığı, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin keyfi biçimde gasp edildiği bir rejim kalıcı hale getirilmek istenmektedir. Yüz binin üzerinde kamu emekçisini ve işçiyi, haklarında hiçbir yargı kararı bulunmadan işinden eden Kanun Hükmünde Kararnamelere, OHAL fermanlarına HAYIR demek için 1 MAYIS’ta alanlarda olacağız. Sendikal örgütlenme hakkını KHK ile ortadan kaldıran, kamu emekçilerinin toplu iş sözleşmesi hakkını ve kazanımlarını yok sayan antidemokratik uygulamalara teslim olmayacağız. Halkın seçtiği vekillerinin yaptığı Seçim Yasası’nı yok saymayı marifet bilen YSK örneğinde olduğu gibi, adaletin çivisinin çıktığı, meclisin tamamen yok sayıldığı tek adam rejimine 1 MAYIS meydanlarında tüm gücümüzle HAYIR diyeceğiz!

Kıdem tazminatının gaspına HAYIR demek için 1 MAYIS’TA ALANLARA!

Referandum öncesinde defalarca dile getirdiğimiz gibi, 16 Nisan’ın ardından ilk işleri kıdem tazminatına göz dikmek oldu. Patronlar “yük” olarak görüyor diye işçi sınıfının ve bütün çalışanların 80 yıllık kazanımına göz dikenlere “HAYIR” demek için 1 MAYIS ALANLARINDA OLACAĞIZ. Emekçilerin iş güvencesi, işsiz kaldığında kara gün dostu olan kıdem tazminatından nemalanmak isteyenleri, İşsizlik Sigortası Fonu’nu yağmalamalarından tanıyoruz. Tüm emekçileri yağmaya ve talana HAYIR demeye, 1 MAYIS ALANLARINA çağırıyoruz.

Taşeron köleliğine ve kamu emekçilerinin iş güvencesinin kaldırılmasına HAYIR demek için 1 MAYIS’TA ALANLARA!

Milyonlarca taşeron işçisinin umutlarını yıllardır aldatmacalarla sömürenlere, 1 Kasım 2015 seçimlerinden önce “taşerona kadro” vaat edip sözünde durmayanlara HAYIR demek için 1 MAYIS ALANLARINDA olacağız. Taşeron işçilerin mücadele ederek ve mahkemelerde kazandıkları kadro hakkını tanımadığı gibi taşeron düzenini bile aratacak “kiralık işçilik” uygulamasını, işçi simsarlığını yasal hale getirmek isteyenlere 1 MAYIS ALANLARINDAN HAYIR diyeceğiz! Taşeron işçilerine kadro vaadini tutmadığı gibi kamu emekçilerinin 657 sayılı yasadan kaynaklanan iş güvencelerini ortadan kaldıracaklarını açıklayanlara, milyonlarca kamu emekçisine güvencesiz çalışmayı dayatanlara omuz omuza HAYIR diyeceğiz!

‘Hayır’ını Al Da Gel!

Bu topraklarda emeğiyle, onuruyla yaşayan hemen herkesin HAYIR dediği o kadar çok şey var ki! 1 MAYIS ALANLARI herkesin ‘HAYIR’INI alıp geldiği rengarenk ve apaydınlık meydanlar olacak. İşsizliğe HAYIR, kiralık işçiliğe HAYIR, iş cinayetlerine HAYIR, krize HAYIR, yoksulluğa HAYIR, zamlara HAYIR, içeride ve dışarıda savaşa HAYIR, kentlerin ve doğanın yağmasına HAYIR, kutuplaşmaya HAYIR, kadın cinayetlerine HAYIR, çocuk istismarına HAYIR, cinsiyetçiliğe HAYIR, kamu hizmetlerinin ticarileşmesine HAYIR, gazetecilerin, siyasetçilerin, gençlerin hapishanelere doldurulmasına HAYIR, akademinin ve bilimin bitirilmesine HAYIR, sömürüye HAYIR, diktaya HAYIR gibi milyonlarca HAYIR’lı çığlık 1 MAYIS ALANLARINDA buluşacak!

Haydi, hep beraber, birlik olarak, dayanışmamızı güçlendirerek, mücadelemizi büyütmek için 1 MAYIS ALANLARINA!

Yaşasın İşçilerin Birliği, Halkların Kardeşliği

Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik ve Dayanışması!

YAŞASIN 1 MAYIS!

DİSK, KESK, TMMOB, TTB