Main menu:



















Arama

Arşiv

Arşiv

Nor Radyo Dayanışma Gecesi’nde Buluşuyoruz !

norradyodayanismagecesi-724x1024

17 Ocak 2009 tarihinde www.NorRadyo.com adresinden yayın hayatına başlayan Nor Radyo, tüm kimliklerin kendilerini ifade edebildikleri bir topluluk radyosu olmaya devam ediyor.

Nor Radyo; ‘Dünyanın tüm sesleri birleşin!’ sloganından yola çıkarak milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe, militarizme, türcülüğe ve ekolojik tahribata karşı; eşitliği, özgürlüğü, kardeşliği, barışı ve ekolojik yaşamı savunan programlarıyla 8 seneye yakın bir süredir yayın hayatına devam ediyor!

Nor Radyo, alternatif yayıncılığı ile ana akım medyanın yayınlamadıklarına ışık tutarken, çok dilli program ve ezgileri ile dünyanın tüm seslerini bir araya getiriyor.

Nor Radyo programcıları ve dinleyicileri 10 Aralık Cumartesi günü saat 20.00’dan itibaren Bigudi Club Bar’da bir araya geliyor. Tüm dostlarımızı Nor Radyo Dayanışma Gecesi’ne bekliyoruz.

Yer: Bigudi Club Bar
Adres: İstiklal Caddesi Mis Sokak No:5/5 Beyoğlu/İstanbul
Tarih:10 Aralık Cumartesi
Saat: 20:00

Nor Radyo
www.NorRadyo.com

Nor Radyo Programcıları ve Dinleyicileri Buluşuyor

norradyodayanismagecesi-724x1024-1

CNN Türk

Nor Radyo programcıları ve dinleyicileri Dayanışma Gecesi’nde bir araya geliyor.

17 Ocak 2009 tarihinde www.NorRadyo.com adresinden yayın hayatına başlayan Nor Radyo, tüm kimliklerin kendilerini ifade edebildikleri bir topluluk radyosu olmaya devam ediyor.

Nor Radyo; ‘Dünyanın tüm sesleri birleşin!’ sloganından yola çıkarak milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe, militarizme, türcülüğe ve ekolojik tahribata karşı; eşitliği, özgürlüğü, kardeşliği, barışı ve ekolojik yaşamı savunan programlarıyla 7 seneye yakın bir süredir yayın hayatına devam ediyor!

Nor Radyo, alternatif yayıncılığı dikkat çekerken çok dilli program ve ezgileri ile dünyanın tüm seslerini bir araya getiriyor.

Nor Radyo programcıları ve dinleyicileri 10 Aralık Cumartesi günü saat 20.00’dan itibaren Bigudi Club Bar’da bir araya gelecek.

Yer: Bigudi Club Bar
Adres: İstiklal Caddesi Mis Sokak No:5/5 Beyoğlu/İstanbul
Tarih:10 Aralık Cumartesi
Saat: 20:00

Müftülük Yeni Camii’nin Yerini ‘Pis Yahudi, Hıristiyan Mahallesi’ İfadeleriyle Tanıttı!

eminönü

Dokuz Sekiz Haber

İstanbul Müftülüğü’nün internet sitesinde bir caminin tanıtımı için yazılan metinde Yeni Camii’nin yer alacağı yer ‘pis bir Yahudi ve Hıristiyan mahallesiydi’ ırkçı söylemleriyle tanıtıldı!
Cumhuriyet’te yer alan habere göre, www.istanbulmuftulugu.gov.tr adlı sitede Yeni Cami’nin tarihi anlatırken “Camiin inşası için seçilen Bahçekapı çevresi o tarihlerde gümrüğe ve limana yakınlığı dolayısıyla bir ticaret yeri, oldukça sıkışık, aynı zamanda pis bir Yahudi ve Hıristiyan mahallesiydi. (…) Aradan yıllar geçti ve çevreyi yine Yahudi evleri kapladı, her yer mezbelelik halini aldı.” ifadeleri kullanıldı. Tepkiler üzerine internet sitesinin ilgili sayfası yayından kaldırıldı.

‘YAHUDİ DÜŞMANLIĞI GEREKLİ Mİ?’

Müftülüğün sitesindeki ırkçı yazıyı Twitter hesabından paylaşan Şalom gazetesi yazarı Karel Valansi, “Yeni Camii’yi anlatırken bile Yahudi düşmanlığı gerekli mi” ifadeleriyle yazıya tepki gösterdi.

Prof. Baskın Oran: Erdoğan Çıkmaz Sokağa Girdi, Manevra Yapamıyor; Duvara Çarpacak

baskin-oran

T24

“Osmanlı tarihi de dahil Türk dış politikasının bu kadar bataklığa girdiği bir dönemi görmedim”

Türkiye’nin önde gelen dış politika uzmanlarından siyaset bilimci Prof. Dr. Baskın Oran, Türkiye’nin AB ile ilişkileri ve Orta Doğu politası hakkında değerlendirmelerde bulundu. Suriye’de devam eden Fırat Kalkanı harekâtına ilişkin “Ne arıyoruz orada?” sorusuna “Suriyeli Kürtleri ezmek. İki, İslamcılara yardım etmek. Üç, Esad’ı devirmek. Yani komşu bir ülke hükümetine saldırıp düşürmek” cevabını veren Prof. Oran, “Erdoğan, çok dar bir çıkmaz sokağa girdi. Manevra yapamıyor, kişiliği nedeniyle geri gidemiyor. Çünkü karizma bir kere çizildi mi ondan sonra toparlayamazsın, biter. Erdoğan bugüne kadar karizmayı çizdirmedi. Özellikle 15 Temmuz’da çok kararlı, sağlam bir lider portresi çizdi. Tek seçeneği, gidip sonundaki duvara çarpmak” görüşünü savundu.

Kürt açılımını bitirenin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğu görüşünü savunan Prof. Baskın Oran, çözüm sürecinde akil adamlarda yer aldığını hatırlarak “Bunu bilmek için allemi cihan olmaya gerek yok. Diyorum işte; AKP’liler yok oldu, ulusalcılar ölümüne saldırdı, anketler de bunu tespit etti. Biz orada mayın eşeği olduk” dedi. Devamını oku: Prof. Baskın Oran: Erdoğan Çıkmaz Sokağa Girdi, Manevra Yapamıyor; Duvara Çarpacak �

Nor Radyo Dayanışmaya Çağırıyor

norradyodayanismagecesi-724x1024-1

Bianet

Yedi yıldır, sekiz dilde yayın yapan Nor Radyo, 10 Aralık Cumartesi günü dayanışma gecesine çağırıyor.

17 Ocak 2009’da yayın hayatına başlayan Nor Radyo’nun programcıları ve dinleyicileri 10 Aralık Cumartesi günü dayanışma gecesinde buluşuyor.

www.norradyo.com adresinden yayın hayatına başlayan Nor Radyo, tüm kimliklerin kendilerini ifade edebildikleri bir topluluk radyosu olmaya devam ediyor.

Nor Radyo, “Dünyanın tüm sesleri birleşin!” sloganından yola çıkarak milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe, militarizme, türcülüğe ve ekolojik tahribata karşı; eşitliği, özgürlüğü, kardeşliği, barışı ve ekolojik yaşamı savunuyor.

Nor Radyo’da Ermenice, Türkçe, Kürtçe, Rumca, Zazaca, Hemşince, Lazca, Adiğece, Çeçence, Gürcüce yayın yapılıyor.

Nor Radyo programcıları ve dinleyicileri 10 Aralık Cumartesi günü saat 20.00’dan itibaren Bigudi Bar’da Nor Radyo Dayanışma Gecesi’nde bir araya gelecek.

Dink Davası: Ramazan Akyürek İstanbul’u Suçladı

akyurek_ramazan

Uygar Gültekin & Gözde Kazaz
Agos

Dink cinayeti davasında, dönemin Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek savunma yaptı. Akyürek, İstanbul Emniyetinin Dink’i korumadığını söyledi. Akyürek, Cerrah’ın Trabzon’dan İstanbul’a gelen evrakın imha edilmesini kendisinden istediği iddiasını da yineledi.

Dink cinayetinde aralarında Ramazan Akyürek, Celalettin Cerrah, Ahmet İlhan Güler ve Engin Dinç’in de bulunduğu kamu görevlileri hakkında açılan dava İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

Duruşmaya tutuklu sanıklar Ali Fuat Yılmazer, Ramazan Akyürek ve Ogün Samast katıldı. Ayrıca Hamdi Egbatan, Yasin Hayal, Şükrü Yıldız, Mehmet Ali Özkılınç, Özkan Mumcu SEGBiS aracılığıyla bulundukları cezaevlerinden duruşmaya katıldı.

Tutuksuz sanık Reşat Altay, Ahmet İlhan Güler ve Erhan Tuncel de duruşmaya katıldı.

Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, Sebu Aslangil, Emel Ataktürk Sevimli, İnci İşbulur ve sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu. Devamını oku: Dink Davası: Ramazan Akyürek İstanbul’u Suçladı �

‘Danyel Ermeniydi, Doğuştan Suçluydu!’

danyelirgav2

Hacı Bişkin
Gazete Duvar

Danyel Irgav, Eğitim-Sen Mardin Şubesi’nin Midyat üyesiydi. 8 Eylül’de açığa alınarak görevden uzaklaştırılan Irgav, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 3 bin 592 öğretmenin göreve iade edildiğini duyurduktan bir gün sonra kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. 30 yıllık öğretmen Irgav’ı, arkadaşı sınıf öğretmeni Yaşar Kaygısız, “Danyel hoca saz çalardı, şiir okurdu, etnik kimliğinden öte bu topraklara yüreğini koyardı” cümleleriyle anlatıyor…

20 yıllık sınıf öğretmeni Kaygısız da, öğretmenlik hayatına Mardin Midyat’ta başlamış. O da KHK mağduru olmuş. Sosyal medyada bir karikatürü beğendi diye 17 Şubat’ta gözaltına alınmış, hakkında ‘örgüt propagandası ve cumhurbaşkanına hakaret’ davası açılmış, 29 Ekim’de de açığa dahi alınmadan doğrudan görevden uzaklaştırılmış.

Danyel Irgav gibi çocukları hep kendi evladı bildiğini anlatan Kaygısız, “Biz Danyel ile birlikte ‘çocuklar ölmesin’ dedik. Arkadaşım Danyel’i en son gördüğümde ona ‘Yeter artık emekli ol, çok yoruluyorsun’ dedim. O da ‘Yok çocuklar bitirsin, Özlem atansın sonra emekli olurum’ derdi” diyor. Devamını oku: ‘Danyel Ermeniydi, Doğuştan Suçluydu!’ �

Nor Radyo ile Dayanışma Gecesi’ne Davetlisiniz!

nor-radyo-dayanisma-gece

Kaos GL

Eşitliği, özgürlüğü, kardeşliği, barışı ve ekolojik yaşamı savunan Nor Radyo, dayanışma gecesi düzenliyor.

17 Ocak 2009 tarihinde www.norradyo.com adresinden yayın hayatına başlayan Nor Radyo, “Dünyanın tüm sesleri birleşin!” sloganından yola çıkarak milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe, militarizme, türcülüğe ve ekolojik tahribata karşı; eşitliği, özgürlüğü, kardeşliği, barışı ve ekolojik yaşamı savunan programlarıyla 7 seneye yakın bir süredir yayın hayatına devam ediyor!

Nor Radyo, alternatif yayıncılığı ile ana akım medyanın yayınlamadıklarına ışık tutarken, çok dilli program ve ezgileri ile dünyanın tüm seslerini bir araya getiriyor.

Nor Radyo programcıları ve dinleyicileri, sizi 10 Aralık Cumartesi günü gerçekleşecek dayanışma gecesine çağırıyor. Saat 20:00’de başlayacak olan gece, Bigudi Bar’da gerçekleşecek.

Bigudi Bar adres: İstiklal Caddesi, Mis Sokak, No:5, Kat:5, Beyoğlu, İstanbul

Diğer Haberler:

http://bianet.org/bianet/toplum/181284-nor-radyo-dayanismaya-cagiriyor

https://www.evrensel.net/haber/297699/nor-radyo-10-aralikta-dayanisma-etkinligi-duzenliyor

https://yesilgazete.org/blog/2016/12/01/10-aralik-cumartesi-gunu-nor-radyo-dayanisma-gecesinde-bulusuyoruz

http://www.cnnturk.com/yasam/diger/nor-radyo-programcilari-ve-dinleyicileri-bulusuyor

http://www.wherevent.com/detail/Nor-Radyo-%D5%86%D5%B8%D6%80-Nor-Radyo-Dayanisma-Gecesinde-Bulusuyoruz

http://www.demokrathaber.org/etkinlik/nor-radyo-programcilari-dinleyicileriyle-bulusacak-h76141.html

Müdahil Dergi:Sayı 3/Askıda Faşizm

mdahil-dergi

Müdahil Dergi

7 Haziran 2015’ten 15 Temmuz 2016 ‘ya kadar geçen bir yıl; parlamenter siyasetin sınırlılıkları, liberal şiddet algısı, sokak mücadelesi gibi meselelere dair düşünme biçimlerimizi yeniden değerlendirmeyi zorunlu kılıyor. Zira geçen bir yıl içerisinde tüm bunlar, salt kavramsal tartışmaların konusu olmaktan çıkıp hızla dönüşen siyasal atmosferde günlük yaşamımıza değen meseleler haline geldi. AKP’nin geriletilmesi anlamına gelen 7 Haziran HDP zaferini kutlarken zafer kazanılan alanın burjuva diktatörlüğünün en kalın zırhlarından biri olduğunu hatırda tutamadığımız ölçüde, AKP’nin HDP’yi parlamenter sistemin dışına atmakla cezalandırma çabası karşısında söz üretmekte zorlandık. Gever, Silopi, Silvan, Cizre, Sur, Varto, Yüksekova … yakılıp yıkılırken liberal şiddet karşıtı söyleme eklemlendiğimiz ölçüde öz yönetim taleplerini ve işaret ettikleri siyaset biçimlerini anlamaktan uzaklaştık, OHAL’in nasıl da yayılıveren bir şey olduğunu düşünmez olduk. DAİŞ militanlarının göz göre göre can aldığı bir dönemde, polis-yargı-DAİŞ üçgeninde her an hangi birinin hedefinde olduğumuzu ve korkunun beslediği öfkeyi yönelteceğimiz düşmanı kestirmekte zorlandıkça sokaktan giderek uzaklaştık. Devamını oku: Müdahil Dergi:Sayı 3/Askıda Faşizm �

Patrik Seçiminde Kavga

56868

Ohannes Kılıçdağı
Agos

Hemen hemen sekiz senedir, zaten yıpranmış olan Türkiye Ermeni toplumunun değer ve kurumlarını daha da yıpratan patrik seçim kriziyle karşı karşıyayız. Bu durum, devletin Ermeni toplumu için öngördüğü eritme politikalarıyla son derece uyumlu. Aram Ateşyan da, şahsi beka hesaplarıyla bu politikanın bugünkü işbirlikçisi oldu. Fakat, ne bu kriz, ne de işbirlikçilik yeni. 1944-1950 arası benzer bir kriz daha yaşanıyor. Talin Suciyan, geçen haftadaki yazımda da bahsettiğim, ‘The Armenians in Modern Turkey’ başlıklı kitabında (Türkçeye çevriliyormuş, önümüzdeki sene yayımlanır sanırım) bu krize bir bölüm ayırmış. Bu yazıda, temel olarak Suciyan’ın verdiği bilgiler çerçevesinde o krize bakalım ve günümüzle kıyaslayalım. Dolayısıyla, aşağıda okuyacaklarınız, esasen o bölümün bir özetidir, sadece bazı yorumlar eklenmiştir. Öte yandan, bu yazı meseleyi bütün yönleriyle ele almaya yetmeyeceğinden, önemli olmasına rağmen sorunun devletler ve kiliseler arası boyutunu dışarıda bıraktım. Devamını oku: Patrik Seçiminde Kavga �

Acının Ötesi

ayşe_düzkan
Ayşe Düzkan
Özgürlükçü Demokrasi

Aladağ’daki yurtta yangın merdiveninin önünde, birbirlerine sarılıp can veren kız çocukları hepimizin içini dağladı. Bütün yaraların ağrı kesicisi olan zaman acımızı hafifletirken öfkemizi de bir kenara bırakıp bir çare bulmak üzere düşünmenin zamanı.Bu yazıyı bu arayışın bir parçası olsun diye yazdım.

Türkiye’de sosyal devlet yıkılırken verdiği hizmetlerin bir kısmına piyasa talip oldu, diğer bir kısmını ise islamcı tarikatlar hayatımız dinselleştirmenin bir aracı olarak kullandı. devletin yurt hizmeti yetersizleşince çocuklarını özel yurtlara göndermeye gücü yetmeyen çoğunluk, özellikle Anadolu’da, Aladağ’daki gibi islamcı yurtlara mahkum oldu. Çünkü o arada köy okullarının sayısı arttırılmadığı gibi olanlar kapatılıyordu. malum, büyük şehirlerde aileler çocuklarını kendi mahallelerindeki okullara göndermeye teşvik edilir; o sırada bunların önemli bir kısmı imam-hatip lisesi haline getirildi. sadece parası yetenlerin ulaşabildiği iyi okullarda-örneğin Cağaloğlu Anadolu Lisesi- eğitimin geldiği hale verilen haklı tepkileri biliyoruz. Anadolu’da, özellikle kırsal alanda aileler bu tercihlere bile ulaşamıyor. (şehirle köy arasındaki farkın ortadan kalkmasının komünizmin hedefleri arasında yer aldığını ve azalmasının medeniyetin en önemli belirtilerinden biri olduğunu da hatırlatayım.) Devamını oku: Acının Ötesi �

Nor Radyo Dayanışma Gecesi’nde Buluşuyoruz !

norradyodayanismagecesi

17 Ocak 2009 tarihinde www.NorRadyo.com adresinden yayın hayatına başlayan Nor Radyo, tüm kimliklerin kendilerini ifade edebildikleri bir topluluk radyosu olmaya devam ediyor.

Nor Radyo; ‘Dünyanın tüm sesleri birleşin!’ sloganından yola çıkarak milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe, militarizme, türcülüğe ve ekolojik tahribata karşı; eşitliği, özgürlüğü, kardeşliği, barışı ve ekolojik yaşamı savunan programlarıyla 7 seneye yakın bir süredir yayın hayatına devam ediyor!

Nor Radyo, alternatif yayıncılığı ile ana akım medyanın yayınlamadıklarına ışık tutarken, çok dilli program ve ezgileri ile dünyanın tüm seslerini bir araya getiriyor.

Nor Radyo programcıları ve dinleyicileri 10 Aralık Cumartesi günü saat 20.00’dan itibaren Bigudi Club Bar’da bir araya geliyor. Tüm dostlarımızı Nor Radyo Dayanışma Gecesi’ne bekliyoruz.

Yer: Bigudi Club Bar
Adres: İstiklal Caddesi Mis Sokak No:5/5 Beyoğlu/İstanbul
Tarih:10 Aralık Cumartesi
Saat: 20:00

Nor Radyo
www.NorRadyo.com

Babamın Kanatları: Kürt İşçinin Filmi

img_0997

Şenay Aydemir
Gazete Duvar

Babamın Kanatları, son zamanların en iyi yapımlarından birisi olarak izleyici ile buluşuyor. Film, yerli yabancı birçok ödülün sahibi oldu.

“Babamın Kanatları” yalnızca yılın en iyi yerli yapımlarından birisi değil, aynı zamanda ülke sinemasının ‘işçi filmi’ literatürüne de önemli bir katkı. Bu cuma gösterime giren filmin ortaya çıkış sürecini yönetmeni Kıvanç Sezer ile konuştuk. Devamını oku: Babamın Kanatları: Kürt İşçinin Filmi �

Fidel’in Arkasından

img_0996

Hüseyin Şengül
Bianet

Elbette Fidel’i de eleştireceğiz, sosyalizmi de eleştireceğiz. Eleştireceğiz ki ‘daha iyi bir dünya’ talebimiz ve bu dünyaya itirazımız anlam kazansın.

Fidel Castro için yaşarken de çok şey söylendi, öldüğünde de söyleniyor. Sömürünün, şiddetin, kapitalizmin dünyası devam ettiği sürece söylenecek de. Yönetenler ile yönetilenlerin, ezenlerle ezilenlerin binlerce yıllık tarihinde sömürüye, haksızlığa, baskıya karşı ayağa kalkanların, itiraz edenlerin tarafında olanlar nasıl anılıyorlarsa, Fideller de, Cheler de öyle anılacak. Tıpkı Spartaküsler, Münzerler, Börklüceliler, Bolivarlar, Zapatalar gibi bir celalidir o. Tarihin bu cenahındakileri için bir direnmedir, bir vicdandır, bir romantizmdir ve çoğunlukla da trajedidir. Devamını oku: Fidel’in Arkasından �

Ayna ve Nar II: Parajanov, Tarkovski ve Orta Boy Bir Midilli

cover-tarko-ve-p-1

5 Harfliler

Sovyet rejimi altında film yapmaya çalışan, onca sansür ve engellemeye rağmen geriye Narın Rengi, Unutulmuş Ataların Gölgesinde, Aşık Garip gibi başyapıtlar bırakan Sergey Parajanov, hükümlü olduğu 1973-78 yılları boyunca pek çok dostuyla mektuplaşıyor. Bunlardan biri hapse girmeden kısa zaman önce tanıştığı ve sıkı bir dostluk kurduğu yönetmen Tarkovski. İlk yazıda sözünü ettiğim Mirror and Pomegranate adlı kitapta, Tarkovski’nin Parajanov’a yazdığı dört mektup var. Parajanov’un cevapları olmadığından, edindiğimiz bilgiler daha çok Tarkovski’ye ait. Yine de, ikisinin de dünyanın derdine rağmen ve tam da ondan ötürü hayatı yüceltmek için gösterdikleri inadın ve çabanın izleri önce birbirlerine sonra da biz fânîlere yol oluyor.

Bu inadın çekirdeğinde kırılganlıklarına yüzünü dönmeyen, duvarlara tırmanan bir merak ve kendilik kurma çabası var. 18 Şubat 1976 tarihli (#4) mektupta Tarkovski şöyle yazıyor:

Angelique hikâyen beni çok güldürdü. İşte yeniden sadece tek bir formun varlığını kanıtlıyor, o da sanat. ‘İlkel’ diyemem ama aslî, tıpkı günlük ekmek gibi. Bu sebeple de zamansız. Yine, ekmek gibi. Ekmeğin yokluğunda insan tükenir. Sanatın yokluğunda insan tükenir.
Aradaki fark şudur; insan ekmeksiz kaldığında açlıktan öleceğini bilir. Fakat, sanatsız kaldığında açlıktan öleceğini bilmez. Bu sadece birkaçımıza malumdur. Devamını oku: Ayna ve Nar II: Parajanov, Tarkovski ve Orta Boy Bir Midilli �