Main menu:
















Arama

Arşiv

Arşiv

I. Dünya Savaşı’nın Enkazı Hala Topraklarımızı Zehirliyor

510 (3)

Fatma YÖRÜR
Bianet

Birinci Dünya Savaşı çalışmalarıyla tanınan Prof. Jay Winter emperyal savaşın yüz yıldır sürdüğünü anlattı. Savaşların küreselleşmeyi durdurduğunu, Türkiyeli gençlerin tarihin karanlık sayfalarını açmaya çalıştıklarını söyledi.

Birinci Dünya Savaşı’nın 100. Yılı… Dünya savaşmaya devam ediyor. Birçok tarihçi bugünün sorunlarının kökenlerini yüz yıl öncesinde arıyor. Jay Winter’a göre, Birinci Dünya Savaşı, başta Ortadoğu olmak üzere bugün yaşanan kaosa zemin hazırladı. Winter’la bu savaşın sonuçları ve etkilerini konuştuk.
Devamını oku: I. Dünya Savaşı’nın Enkazı Hala Topraklarımızı Zehirliyor �

‘Halep’te patlayan ilk bomba Ermenileri gerçekle yüzleştirdi’

nm_berge_photo_vahaken_kesisyan_1121

Emre Can DAĞLIOĞLU
Agos

Agos yazarı Vahakn Keşişyan, uzun yıllar Halep’te yaşadıktan sonra, şimdi de Beyrut’ta çalışıyor. Ortadoğu tarihi üzerine de çalışan bugünlerde İstanbul’da. Keşişyan’la, Ortadoğu’da Ermeni olmanın anlamını ve bölgedeki Ermenilerin halihazırdaki durumlarını konuştuk.

Ortadoğu’da Ermeni olmak nasıl bir şey?

Ortadoğu’da Ermenileri anlamak için iki ayrı grubu anlamamız gerekir. Biri dünya Ermenileri, diğeri Ortadoğu Hıristiyanları. Çünkü Ortadoğu Ermenileri, bu iki grubun karışımı diyebilirim. Dünya Ermenilerinin bir parçası olmak, örgütlenmek ve kurumsallaşma anlamında Ortadoğu’dakileri çok etkiliyor. Kilise, siyasi parti, medya, bunların hepsi Ermenistan veya Batı’ya bağlı. Ortadoğu’da Hıristiyan olmak, azınlık olmayı ve buna göre anayasal vatandaşlık bağını beraberinde getiriyor.
Devamını oku: ‘Halep’te patlayan ilk bomba Ermenileri gerçekle yüzleştirdi’ �

“Öfkemiz Zamanaşımına Uğramadı”

ctesi_manşet

Beyza KURAL
Bianet

Cumartesi Anneleri/İnsanları Galatasaray Meydanı’nda haftaya 500. kez bir araya gelecek.

Bu hafta 499. buluşmada 27 Ekim 1991’de İstanbul Kocamustafapaşa’daki evinden ekmek almak üzere çıktığı sırada telsiz ve silahlı kişilerce kaçırılan ve bir daha haber alınamayan Hüseyin Toraman’ın akıbeti soruldu, sorumlularının yargılanması istendi. Cumartesi Anneleri/İnsanları 500. haftaya daha çok insanın duyarlılık göstermesini istedi.
Devamını oku: “Öfkemiz Zamanaşımına Uğramadı” �

Türkiye’de kütüphaneler ‘Ermeniler soykırım yaptı’ diyor

nm_IMG_9668_0903

Serdar KORUCU
Agos

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mezunları arasında bulunduğu Marmara Üniversitesi’nin akademik yıl açılış konuşmasında tarihi olaylarla ilgili araştırmaların önemine değindi. Saydığı konular arasında ‘1915 Olayları’ diye adlandırdığı Ermeni Soykırımı da vardı. Erdoğan, geçmişteki Ankara politikasını eleştirerek “1915 olayları denildiğinde ‘Duymayalım, görmeyelim’ denilmiş, bu konu da kapatılmış” dedi, ardındansa gelecek senenin önemine vurgu yaptı: “2015 yılı, 1915 olaylarının da 100. yıldönümü olması hasebiyle bizi ayrıca meşgul edecek.” Erdoğan, araştırmalar için kütüphaneleri işaret etti.
Devamını oku: Türkiye’de kütüphaneler ‘Ermeniler soykırım yaptı’ diyor �

Ermeni tarihçi Suny: Kendini mağdur gören iki ulus var ama aslında ikisi de özne

ronald-grigor-suny

Aris NALCI
İmc Tv

1965’ten bu yana sürekli olarak Türkiye’ye çağrıda bulunan Ermenistan devleti ve diaspora Ermenileri taleplerine karşılık bulamayınca seslerini duyurmak için birçok yola başvurdular.
Bazısı iyi bazısı kötü. Bu denemeler 2000 yılından itibaren daha politik ve akademik girişimler haline geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürekli bahsettiği tarih komisyonu ve Başbakan Davutoğlu’nun daha Dışişleri Bakanı iken ürettiği “bizim diasporamız” söylemleri 2000 yılında atılan adımların okumaların sonucunda gelişti. Önce TARC (Türk ve Ermeni aydınlardan oluşan bir uzlaşma komisyonu) başarısızlığa uğradı ardından da Ermeni ve Türk Akademisyenler Atölye Çalışması (WATS).
2015 öncesinde Türk ve Ermeni ilişkilerini anlayabilmek için yakın tarihimize de en az 1915 kadar iyi bakmak gerektiğini düşünüyorum. İşte bu vesile ile WATS girişiminin kurucularından ABD’li Ermeni tarihçi Ronald Grigor Suny’nin anlattıklarına bakmakta fayda var.
Devamını oku: Ermeni tarihçi Suny: Kendini mağdur gören iki ulus var ama aslında ikisi de özne �

İHD’den Kobani raporu: 46 ölü, 682 yaralı, 323 tutuklama

kobani-eylemleri-15-ekim-2014

IMC TV

İHD’nin raporuna göre, Kobani eylemlerinde 46 kişi öldürüldü, 682 kişi yaralandı, 1974 kişi gözaltına alındı, 323 kişi tutuklandı, 38 kişi gözaltında işkence gördü. İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, 7-12 Ekim günlerinde Kobani’ye destek eylemleri sırasında yaşanan hak ihlallerine ilişkin raporunu açıkladı.

Rapora göre, 6 günde, 46 kişi öldürüldü. Öldürülenlerin isimleri şöyle:

* 7 Ekim: Hakan Baksur/Muş-Varto, Mahfuz Enez/Diyarbakır, Süleyman Kale/Diyarbakır, Turan Yavaş/Diyarbakır, Yusuf Tokar/Diyarbakır, Riyat Güneş/DiyarBakır, Mahsum Çoban/Diyarbakır, Hasan Gökyüz/Diyarbakır, Ahmet Dağkak/Diyarbakır, Emrah Demir/Batman, Kerem Karaaslan/Mardin, Yusuf Çelik/Siirt Kurtalan, Mehdi Erdoğan/Siirt Kurtalan
Devamını oku: İHD’den Kobani raporu: 46 ölü, 682 yaralı, 323 tutuklama �

Anıların Gölgesinde – (Bir Ermeni Ailesinin Yüzyılı)

97358_B

Radikal

Kaspar Hovannisian adlı yeniyetme delikanlı, anayurdun yıkıntılarından sağsalim kaçıp dünyanın dört bir yanında cemaatler kuran Ermeni kuşağındandır. Amerikan rüyasının izini süren Kaspar, küçük tarlasını ekip biçeceği ve gayri menkule yatırım yapmaya başlayacağı California’nın San Joaquin Vadisi’ne yerleşir. Fakat Ermenistan’a dair anıları güçlü bir alev gibi yanıp tutuşmaya devam eder, içinde bir sevda mirası, keder ve ulusunun yeniden doğma umuduyla.

Kaspar’ın oğlu Richard, aile çiftliğini terk ederken bu kayıp ulusun tarihini, devrin inkârcı güçlerine karşı savunmaya hazırdır. Amerika Birleşik Devletleri’nde Ermeni araştırmaları alanının açılmasına öncülük eder ve soykırım konusunda dünyaca tanınmış bir uzman haline gelir. Richard’ın oğlu Raffi de geçmişin büyüsüne kapılmış ve ondan ilham almıştır. 1989 yılında, Los
Devamını oku: Anıların Gölgesinde – (Bir Ermeni Ailesinin Yüzyılı) �

Patriğin hastalığı üç yıl boyunca gizlendi

10688297_10205038995964650_6177772884674277764_o

Baruyr KUYUMCİYAN
Agos

Patrik II. Mesrob için 9, 10 ve 11 Ekim tarihlerinde üç gün oruç tutulacak ve dua edilecek. Patriklik makamı, yakalandığı amansız hastalık nedeniyle, 2008 yılından bu yana bilinci kapalı bir şekilde Surp Pırgiç Hastanesi’nde yatan Patrik Mesrob Mutafyan’ın iyileşmesi için yedi yıldır ilk kez toplumun genelini kapsayan bir oruç ve dua çağrısı yaptı. 11 Ekim Cumartesi günü Samatya Surp Kevork Kilisesi’nde ‘Aziz Çevirmenler Yortusu’ vesilesiyle Başepiskopos Aram Ateşyan’ın başkanlığında düzenlenecek olan, Episkopos Sahag Maşalyan’ın riyaset edeceği Badarak ayinin ardından Patrik II. Mesrob hastanedeki odasında ziyaret edilecek. Burada müron (kutsal mesh yağı) sürülerek Patriğin hastalığından kurtulması için dua edilecek.
Devamını oku: Patriğin hastalığı üç yıl boyunca gizlendi �

Nejat, iyidir

suphi_1543baf5bd53c3

Yiğit Günay
Sol Haber

Son karşılaşmamız, onun KCK’den yatıp çıkmasından sonraydı. Bir yerde denk geldik. “Nasılsın” dedim, “iyiyim” dedi.

Bu en sıradan diyalog, başka anlamlara bürünür bazen. Üniversiteden tanırsınız birini, örgütlü mücadelededir, başka örgütlerdensinizdir, evet, çok kavga etmişsinizdir “siyasetler toplantısı”nda, atışmışsınızdır, kızmışsınızdır… Ama sonra, yıllar sonra, karşılaşırsınız, göz göze gelince başka bir muhtevaya bürünür bakışlarınız, yalnızca eski bir tanıdığa bakış değildir bu, tıpkı sizin gibi, karınca gibi, iğneyle kuyu kazan bir başkasıdır karşınızdaki, bilirsiniz.
Devamını oku: Nejat, iyidir �

‘Hainliğim barışı istemekmiş’

7062268483_cc89b1d8bb_z

Fatih Gökhan DİLER
Agos

Geçen hafta gazetemizin Azerbaycanlı muhabiri Arzu Geybullayeva’nın Agos’a haber yaptığı için tehditler aldığını ve ülkesindeki haber sitelerinde sistematik bir nefret söylemiyle hedef gösterildiğini duyurmuştuk. Habere ulusal basının da yoğun ilgi göstermesi üzerine kamuoyunda Geybullayeva’nın can güvenliği için duyarlık oluştu.
Agos’un “düşman gazete”, kendisinin de “Ermeni iti” olarak sunulduğu haberlerle ilgili olarak görüşüne başvurduğumuz Geybullayeva, kimi kesimlerce vatanını, milletini, geçmişini satmış bir vatan haini olarak görüldüğünü belirtti.
Devamını oku: ‘Hainliğim barışı istemekmiş’ �