Main menu:
















Arama

Arşiv

Arşiv

Karanlık işlere ve onları örtecek kahramanlara ihtiyacımız var..

nm_aa_picture_20140920_3325530_web_1940

Yetvart DANZİKYAN
Agos

İktidarın IŞİD’in (daha doğrusu İslam Devleti’nin) elindeki 49 rehineyi Türkiye’ye getirdikten sonraki hallerine, tavırlarına ve 2 yıldır Suriyeli Kürtler’in başlarına gelenlere bakarsak şu başlıktaki cümleyi iktidarın iç sesi gibi okumak, herhalde mümkün. Ki bunu “büyük” olmaya heveslenen birçok devlet söyler zaten.

Rehine işiyle başlayalım. Eh belki tam da şu günlerde değilse bile, Esad’a karşı muhalefet hareketinin yaygınlaştığı günlerde IŞİD’in neşet ettiği örgütlerle girdiği içli dışlı durum artık tüm dünyaca bilinen AKP’nin ne yapmaya çalıştığı, o vakitler şöyle görünüyordu: Esad’ın aylar değil, haftalar değil, günler içinde gideceğine inanan, hesabını buna göre kuran bir Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve MİT’imiz vardı. Esad gidince oraların patronu olacaktık.
Devamını oku: Karanlık işlere ve onları örtecek kahramanlara ihtiyacımız var.. �

Orhan Doğan Barış Ödülü Eren Keskin’in

nm_ByFF6G4IIAIzifl_2017

Agos

Türkiye Barış Meclisi’nin (Meclisa Aşitîye) 2013 yılından beri düzenlediği ‘Orhan Doğan Barış Ödülü’, bu akşam (Pazar) Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşen bir törenle sahibini buldu. Barış mücadelesi verenleri cesaretlendirmek ve umutlarını güçlendirmek amacıyla verilen ödüle bu sene, devletin insan hak ihlallerinin tespiti için yıllardır hem hukuki alanda hem de sahada çalışan, İHD Genel Başkan Yardımcısı, hukukçu Eren Keskin layık görüldü. Ödülünü Dünya Felsefe Federasyonu eski Başkanı Prof. İoanna Kuçuradi’nin elinden alan Eren Keskin, siyasi hayatını barış mücadelesine adamış olan Orhan Doğan adına verilen bir ödülü almanın anlamlı olduğunu belirterek şöyle konuştu:
Devamını oku: Orhan Doğan Barış Ödülü Eren Keskin’in �

Ermeniler İçin Ne Değişti?

ERMENİ_ALGISI_510

Haluk KALAFAT
Bianet

Tuğçe Erçetin İngiltere’de Essex Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi bölümünde Barış Çalışmaları ve Çatışma Çözümlemeleri alanında “Türkiyeli Ermenilerin Algısı” üzerine tezini verdi. Ermenilerin Türkiye’de yaşardığı güvensizlik durumunu, karşılaştıkları ayrımcılığı, nefret söylemlerinden ve medyanın, siyasi iktidarı ve genel olarak ülkedeki milliyetçi iklimden nasıl etkilendiklerini ve Türkiye’yi nasıl algıladıklarını araştırdı. Ermeni Soykırımı ve Cumhuriyet tarihi boyunca süren asimilasyon politikaları hakkında konuşmak, bu konularda akademik çalışma yapmak son yıllarda tabu olmaktan biraz olsun çıktı. Ancak Ermenilerin yaşadıkları topraklardaki siyasi, kültürel iklim için algıları değişti mi? Bu araştırmayla bu sorunun peşine düşmüş.
Devamını oku: Ermeniler İçin Ne Değişti? �

Tekçi eğitim sisteminde sona mı geldik?

30366

Yetvart DANZİKYAN
Agos

Son haftalarda eğitim meselesinde olup bitenlere şöyle kısaca bakalım mı? Hükümetin imam hatip liseleri (İHL) cazip hale getirme politikasının sonucu olarak, devlet liseleri hayli azaldı, lise çağına gelen öğrencilerin önündeki seçenekler sınırlandı ve sistem bu öğrencileri neredeyse otomatik olarak İHL’lere yönlendirmeye başladı. Beri yandan, Kürtlerin, temel bir insan hakkı olan anadilinde eğitim talebi yükseldi, devlet okulları boykot edildi,, Kürtçe eğitim verecek okullar inşa edildi, ancak bu okullar ‘izinsiz’ oldukları gerekçesiyle devlet tarafından mühürlendi. Bu arada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de zorunlu din dersi uygulamasını insan haklarına aykırı buldu ve Türkiye’ye mahkûm etti.
Devamını oku: Tekçi eğitim sisteminde sona mı geldik? �

Özür, Uzlaşma, Dialog

ermeni

Yetvart DANZİKYAN
Repair Future

Yüzleşmeye niyetlenen bir siyasi otoritenin öncelikle kendi elleriyle inşa ettiği bir beton duvarı yıkması gerekecektir. Yüzleşme ve özür ancak bundan sonra gelebilir.

Bir insan için olduğu kadar, bir ülke için de öncesiyle, sonrasıyla, “o an”ıyla kritik bir merhaledir özür dilemek. Ülkeye geleceğiz. Ama önce insan ile başlayalım. Biliyorum, biraz klasik olacak ama, en başta şunu gerektirir: bir özür dileme alışkanlığını, anlayışını, her şeyden önce gereksinmesini. Bir hata yapıldığını kabul etmeyi ve bu hatanın telafisinin mümkün olmadığını ancak bunu için hiç olmazsa, ya da gerekşart olarak, bir özür dilenmesi gerektiğini.
Devamını oku: Özür, Uzlaşma, Dialog �

Ortadoğu Hıristiyanlarının temel sorusu

Coptic Christians at funeral of Pope Shenouda III in Cairo

Vahakn KEŞİŞYAN
Agos

Ortadoğu Hıristiyanlarının kafasını kurcalayan ve huzurunu bozan çok önemli bir soru var: Batı neden bize yardım etmiyor? Onlar da bizim gibi Hıristiyan değil mi? (Daha gerçekçi olanlar “Biz de onlar gibi Hıristiyan değil miyiz?” diye soruyor.) Bu soru, ya da sorunun cevabı, tarih ve siyaset dolu. Son günlerde daha çok gündemde olsa da, aslında yüzyıllardır sorulmakta ve hiçbir zaman cevap bulamamakta.

Evet, Batı, Ortadoğu Hıristiyanlarına bazen yardım etmiş ama bu yardımlardan hiçbir zaman Ortadoğu Hıristiyanları faydalanmamış, çünkü hep o eski soruya takılmışlar: “NEDEN?” Ancak doğru soru, ‘bazen’le ilgili olmalı. Hıristiyan Batı, Ortadoğu’daki Hıristiyanlara NE ZAMAN yardım eder? Savaştan kurtarmak için mi? IŞİD tehdidi söz konusu olduğunda mı? Öncelikli olan, Ortadoğu’ya müdahale etmek mi, Hıristiyanları korumak mı?
Devamını oku: Ortadoğu Hıristiyanlarının temel sorusu �

Berkin davasında ifade veren polis: ‘Umursamıyorum’

fft99_mf3382785

Sendika.org

Berkin Elvan’ın gaz fişeğiyle başından vurulmasının ardından 460 gün geçti. Hala bir dava açılmaması bir yana soruşturmanın savcısı Faruk Bildirici 12 Haziran’da Antalya’ya atanmasından sonra hiçbir işlem yapılmadı.

Bianet’in haberine göre Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın yeni makamına atanmasının ardından Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan ve avukatı Evrim Deniz Karatana savcılığa başvurdu. Dilekçede neden halen iddianame hazırlanıp dava açılmadığını sordular ve bir önce gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiler.
Devamını oku: Berkin davasında ifade veren polis: ‘Umursamıyorum’ �

Göçmenlere sistematik şiddetin son kurbanı: Ugandalı Nankabirwa öldürüldü

nm_cenaze_1335

Gülşah KELEŞ
Agos

Yaklaşık bir yıldır Türkiye’de çalışan 39 yaşındaki Ugandalı göçmen Jesca Nankabirwa, Sarıgazi’de aylığı 900 liraya Uganda’daki iki çocuğunun masraflarını karşılamak için bir tekstil fabrikasında çalışıyordu. Arkadaşlarının verdiği bilgilere göre Nankabirwa, 6 Eylül akşamı tanıdığı birinin yanına gitti ve kendisinden bir daha haber alınamadı.

Nankabirwa’nın arkadaşları dört günün sonunda bir televizyon haberinde, “bir kadının cesedinin bulunduğu” bilgisine ulaştı. 18 polis karakoluna konuyla ilgili bilgi veren arkadaşları Jesca’nın ölü bedenini Yenibosna Hastanesi’nde teşhis edebildiler.
Devamını oku: Göçmenlere sistematik şiddetin son kurbanı: Ugandalı Nankabirwa öldürüldü �

Üniversitede Soma İşgaline 836 Yıl Hapis İstemi

510 (1)

Bianet

Ege Üniversitesi ve 9 Eylül Üniversitesi’nden 38 öğrenci, Soma iş cinayetinin ardından gerçekleştirdikleri üniversite işgali nedeniyle 22’şer yıl hapis cezasıyla yargılanıyor.

Üniversiteyi işgal eden ve duvarlara yazılama yapan öğrencilere yöneltilen suçlamalar eğitim ve öğretim hakkına engel olunması, kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet ve örgüt propagandası yapmak.

İddianamede öğrencilerin polislerce darp edilmeleri, “orantılı ve kademeli bir şekilde güç kullanılması” olarak yer alıyor. Hatta bu ifade neredeyse her iki cümleden birinde, bazen de tek bir cümlede iki-üç kere geçiyor.
Devamını oku: Üniversitede Soma İşgaline 836 Yıl Hapis İstemi �

IŞİD Kobane’ye Ağır Silahlarla Saldırıyor

aabuyuk

Bianet

İslam Devleti (IŞİD) Rojava’daki Kobanê Kantonu’na yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattı. Bugün üçüncü gününe giren saldırılarda IŞİD, içinde tanklar ve füzelerinde de olduğu ağır silahlar kullanıyor.

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Müslim bugün bölgedeki durumla ilgili açıklama yaptı. Anadolu Ajansı’nın Erbil muhabirine konuşan Müslim, 16 köyün IŞİD’in eline geçtiği iddialarına da cevap verdi. Suriye’nin Türkiye sınırındaki bölgede çatışmaların sürdüğünü ancak hiçbir köyün IŞİD’in eline geçmediğini söyledi:

“Öyle bir şey yok, bu haberler yalandır. Kobani’deki köyler, çatışmalara sahne oluyor. Ancak hiçbir köy, IŞİD’in eline geçmedi.”
Devamını oku: IŞİD Kobane’ye Ağır Silahlarla Saldırıyor �